"Cami- okul kardeşliği hayata geçirilsin, öğrencilerimize minarenin gölgesinde değerler eğitimi verelim."
Bu proje Din Öğretim Genel Müdürlüğü bünyesinde hayata geçebilir denilerek Abdülaziz Bey, Bakanlığa alındı. Unvanı yok, yetkisi yok, emrinde kimse yok.
Abdülaziz yorulma bilmeyen adam, öğrencilere insanî, İslamî, milli değerleri kazandıralım diye uğraştı; bakan yardımcılarına, genel müdürlere, daire başkanlarına, şube müdürlerine, benim gibi medya tanıdığı dostlarına yıllarca projeyi anlattı.
Kendisini dinleyen kimi yetkililer, "Çok iyi olur ama..." deyip geçiştirdiler.
Mehmet Nezir Gül, Din Öğretim Genel Müdürü iken projeye sahip çıktı. Gönüllülük esasına dayanan bir kulüp çalışması, uygulamaya geçirebiliriz, dedi.
Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz projenin adını koydu:
"Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum"
Birçok bürokrat diken üstündeydi: Proje medyaya yansırsa Cumhuriyet, Sözcü, Birgün, Evrensel, Halk Tv'nin diline düşerse...
Abdülaziz Bey'i hep destekledim:
"Biz de medyayız, eleştirilere cevap veririz, korkma, devam et."
Abdülaziz Bey bürokrasi ile yıllarca boğuştu. Projeye karşı çıkanlar olduğu gibi sahip çıkanlar da oldu.
Proje Ankara Pursaklar Milli Eğitimde pilot uygulama olarak hayata geçirildi. Sonuçlar çok olumluydu.
Nihayet Doç. Osman Sezgin bakan yardımcısı iken Ankara Mogan Uygulama Otelinde Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet ve Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında protokol imzalandı, proje hayata geçirilecekti.
O gün Ankara'da idim, projeye destek verdim.
Abdülaziz Bey, projenin bütün okullarda hayata geçmesini istiyordu, Din Öğretim Genel Müdürlüğünün etki alanı, imam hatipler.
Eğitim Bir-Sen'in düzenlediği "Sendikacılık Hatıraları Yarışmasında" dereceye girmiştim, ödül töreni için Ankara'ya gidecektim. Köşe yazarı dostum Prof. Sefa Saygılı da başka bir program için Ankara'ya gidiyor. Birlikte yolculuk yaptık. Ertesi gün öğleye kadar ikimizin de programları bitti.
Sefa Bey'in teklifi üzerine yeni bakan yardımcısı olan Doç. Osman Sezgin'i ziyaret ve tebrik etmek istedik. Sefa Bey telefonla aradı, bakan bey anında görüşme talebimize kabul etti ve Bakanlığa davet etti.
Gündemimizde önemli bir konu yok, ÇEDES sancısıyla kıvranan Abdülaziz Bey'i aradım:
-Bakan yardımcısı ile görüşeceğiz, gel.

39