TBMM'de kirli siyaset
Ali Akben
Değerli okurlarım,
Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu milletin namusudur. O gazi kürsü; emperyal projelerin tercümanlığının yapılacağı, terör aparatlarının makyajlanacağı bir propaganda alanı değildir.
DEM Parti'nin TBMM'de Suriye PKK'sı ile ilgili yaptığı son açıklama, yalnızca talihsiz değil;millet iradesine karşı işlenmiş açık bir siyasi saygısızlıktır.
YPG'nin adını SDG yapınca, Kandil'le bağları kopmuş, masum bir yapı hâline geldiğini iddia etmek ya ağır bir cehaletin ya da bilinçli bir iş birliğinin ürünüdür. Dünya biliyor ki, ABD ve İsrail özellikle gönül coğrafyamızda ve ülkemizde vekil güçleri ile her haltı işliyor.
Yarım asra yaklaşan bir sürede PKK ve radikal sol örgütler ile iş tutmuş FETÖ ve DEAŞ ile devam etmiş. Şimdilerde ise Suriye PKK'sı ve DEAŞ ile alçakca hain niyetine vasıl olmaya çalışıyor. Tavşana kaç tazıya tut dercesine devam eden bu alçaklık, devletimizin kararlı tutumu ile çok şükür akamete uğratıldı. Ancak gâvura ve işbirlikçilerine güven olmaz
Terör örgütleri isim değiştirerek aklanmaz; aksine kimliklerini gizleyerek daha tehlikeli hâle gelirler. Bu gerçeği bilmeyen yoktur. Bilenlerin susması ise asıl problemdir.
PKK Türkiye'de silah bırakma noktasına gelmişken, Suriye kolu üzerindenDEAŞ bahanesiylepalazlandırılan bu yapı, ABD ve İsrail'in bölgeyi dizayn etme planlarının taşeronudur. Bu hakikati görmezden gelip YPG/SDG güzellemesi yapmak, doğrudanbirlik hamurumuzu sulandırmaktır.
DEM Parti'nin Meclis kürsüsünden yaptığı açıklama, bir siyasi görüş beyanı olmaktan öte; dış aklın içerideki sesi olma hâlidir. Milletin vergileriyle ayakta duran bir Meclis'te, milletin evlatlarının katillerine arka çıkmak ne siyasetle ne de demokrasiyle izah edilebilir. Bunun adı, olsa olsakirli siyasettir.
Unutulmamalıdır ki gâvur vururken sen-ben, Türk-Kürt, Alevi-Sünni ayrımı yapmaz. Sorgusuz, sualsiz vurur; topluca öldürür. Gazze'de yaşanan soykırım bunun en açık delilidir. Bugün YPG/SDG'ye göz yumanlar, yarın bu ateşin kendi evlerine sıçramayacağını sanmasın.
ABD ve İsrail, yıllardır bu coğrafyada aynı oyunu oynuyor. Bir yandan "terörle mücadele" masalı anlatırken, diğer yandan terör örgütlerini aparat olarak kullanıyor. DEM Parti'nin açıklaması da bu oyunun Meclis'teki uzantısından başka bir şey değildir.
Bu millet çok bedel ödedi. On binlerce şehit verdi. Köyler boşaltıldı, ocaklar söndü. Tüm bunların müsebbibi olan bir yapıya, Meclis kürsüsünden meşruiyet aramak; sadece geçmişe değil, geleceğe de ihanettir.

26