Körfezin yapay devletlerini esir almışlığın rahatlığı ile başlattığı İran saldırısında çamura batacağını düşünmek şöyle dursun, 6 saatte teslim alır ve Venezüella'da yaptığı gibi petrole çökerim hayali aynı zamanda Trump gavurunun kâbusu oldu.
Vietnam'da, Afganistan'da Irak işgalinde ve Gazze'de ABD emperyalizminin mazlum halklara yaşattıklarını bunak dediği bidon kafalı Jeo Biden bile biliyor ama kendini Kaf dağında gören bu sapık bunak bilmiyor. Tarihten ders de almıyor.
1979'daki rehine krizinin fiyasko ile sonuçlanması nasıl Jimmy Carter'ın sonu olduysa, İran'a saldırı sadece sarı gavurun değil, aynı zamanda ABD'nin de sonunun başlangıcı olacağı ümidi içindeyim.
Narsist, psikopat ve sapık sarı gavur eline tutuşturulan ipin sağlamlığına güvenerek İran gibi kökü sağlam bir devlete saldırıp dini liderleri ile beraber 185 minik öğrenciyi hunharca katletmesi hem kendi sonunu hem de ABD'nin sonunu başlattı.
Bu gelişmelere tek tük çatlak sesler dışında tüm dünyadan ortak bir ses var ve arşa yükseldi. Mazlum hakların âhı insanlık vicdanında mâkes buldu.
Hem Trump hem Netanyahu sadece itibar kaybetmediler aynı zamanda tarihin karanlık sayfalarına isimleri lanetli yazılacak.
Sumud hareketinin öncelikli amacı ablukayı delmek ve mazlum halkla direkt temas kurmakla birlikte farkındalık oluşturarak insanlığa yeni çağrılar yaparak zalimin zulmünü sonlandırmaktır.
Farklı dil, din ve milletten binlerce gönüllünün filoya katılmak için sıra bekliyor olması hem insanlık adına onur verici hem de zalime korku salma adına umut verici.
Sumud Umudu tesadüfi bir umut değildir. Felaket ortasında bile ağaç diken Filistinli çiftçinin, evi yıkıldığı halde anahtarını saklaması, okulu bombalanan çocuğun defterine yarın yazmasının umududur. Bu umut, sonuca değil, eylemin kendisine dayanır.
Çünkü Sumud varlığını inatla sürdürme umuduyla yaşıyor ve daha uzun sürede yaşayacak. Yok edilmeye çalışılan bir halk için her sabah uyanmak, inatla zeytin ağacı dikmek başlı başına bir direniş ve başlı başına bir umuttur.

27