Değerli okurlarım halkı Müslüman olan cennet vatanımızda bu ramazan ayını huzur içinde geçiririz temennim maalesef gerçekleşmedi.
Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarından günümüze Müslüman halka yaşatılan zulümleri bir makale ile aktarmak elbette mümkün değil.
Ancak Osmanlı dedelerimizin gözü gibi koruduğu koca çınarı kurutan emperyalistler, içimizden devşirip yetiştirerek kendi çocukları haline getirdikleri ile cumhuriyetimizin kuruluşundan günümüze yerli halka zulmü reva gördüler. Adeta zalimliklerini tescil edercesine her türlü ihaneti yaptılar.
Halkımızın ekseriyeti dinine diyanetine bağlı ve vatan millet sevdalısı. Milletimizin mayasına harç olan İslam, Müslüman, din -diyanet gibi kelimeler yerine; irtica, gericilik lâikilk gibi kelimeler türetilerek zulüm düzenini devam ettiren kökü dışarda azınlık zindeleri başını kaldıran vatandaşları ya istiklal mahkemeleri ya dipçik ya da darbelerle her on yılda bir demokrasiye balans ayarı çekiyoruz diyerek, hizaya getirdiklerinin canlı şahidiyim.
Bin yıl sürecek denen postmodern darbe, milletin ters yüz etmesi ile kısa sürede tarumar edilmiş ama azgın azınlık hâlâ bulduğu her fırsatı eski günlere dönüş umudu için kullanmaya devam etmektedir.
Bizim neslimiz ilkokul yıllarında "Ali uyu yat yat uyu veya Oya ata bak" gibi fişlerle okuma yazma öğrenirken aynı zamanda dinsizlik kokan uygulamalarla hafızalarımız kirletildi. Lise yıllarında okuduğumuz tarih derslerinde ise cennetmekan Abdulhamid'in kızıl sultan olduğu öğretildi. Mustafa Kemal'i Anadolu'ya gönderen Sultan Vahdettin de hainler listesindeydi.
Merhum Erbakan hocamızın koalisyon hükümetlerinde hocamızın yoğun ısrarlarına rağmen milli eğitim bakanlığının hiçbir zaman verilmemesinin de çok manidar olduğunu kabul ederim.
Erdoğan'ın tek başına iktidar olduğu ilk yıllarında da mili eğitim bakanlığı için o günün cumhurbaşkanının onayladığı isimler ancak bakanlık yapabilmişti.
Halkın teveccühü ile iktidarını sürdüren Erdoğan'ın atadığı son milli eğitim bakanımız olan Yusuf Tekin ise yerliliğe, milliliğe önem vererek müfredatta küçük değişiklikler yapmaya kalkışınca olanlar oldu; bakanımıza yapmadıkları hakaret ve aşağılama kalmadı.
Ama o yoluna devam etti. Evrimcilerin sapık fikirlerini müfredattan çıkaramamasına rağmen saldırılar orantısız bir şekilde devam etti ve halen de var güçleri ile saldırıyorlar.
Bardağı taşıran son hamlesi ise Maarifin Kalbinde Ramazan etkinlikleri genelgesi. Okuma fişlerine yeni ilavelerle ramazan ayı farkındalığı oluşturmak istedi ama olanlar oldu.
168 kalbi kara aydın müsveddesinin hezeyan dolu kusmuğunu, lâik kemalist dinsizler yalama kuyruğuna girdiler. Halkı Müslüman olan bir milletin çocuklarını yıllardır zehirlediklerine doymamış olacaklar ki, rezillikte sınır aşılınca sabır abidesi milletimizden patlarcasına bir cevap geldi ve kıçı nişadırlı yaratıklar gibi sağa sola savrulup duruyorlar.

18