Anlamını Yitiren Şiddet: Bir Hadisin Gölgesinde Bugünü Okumak

Maneviyattan uzaklaşan insan şiddeti neden işlemiyor, ne işlemesi gerektiğini unutuyor; peki vicdanın olmadığı toplumda kanun ne kadar koruyabilir?

Ali Akbaba
Bugün
19
Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, modern dönemdeki anlamsız şiddetin arttığını İslam'ın insan hayatını kutsal gören anlayışıyla karşılaştırarak, bu durumun toplumun maneviyatından uzaklaşmasının bir sonucu olduğunu savunuyor. Şiddeti durdurmanın hukuki cezalardan değil, insanın değerini yeniden öğreten bir ahlak sisteminden geçtiğini ileri sürmektedir. Ancak hukuk sisteminin olmadığı toplumlarda ve çatışma bölgelerinde merhamet ve vicdan yeterli midir?

İslam düşüncesinde bazı uyarılar vardır ki, sadece bir döneme değil, insanlığın bütün geleceğine hitap eder. Muhammed (s.a.s.) Efendimiz'in şu hadisi de bunlardan biridir:

"Canımı kudretiyle elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, öyle bir zaman gelecek ki katil niçin öldürdüğünü bilmeyecek. Öldürülen de niçin öldürüldüğünü anlamayacak." (Sahih Muslim, Fiten 56)

Bu söz, yalnızca bir kıyamet tasviri değil; aynı zamanda insanlığın maneviyattan uzaklaştığında nasıl bir karanlığa sürükleneceğinin açık bir ifadesidir.

Bugün yaşadığımız dünyada bu hadisin yansımalarını görmek zor değil. Şiddet, artık çoğu zaman bir "sebebe" dayanmıyor. Anlık öfke, kimlik krizleri, dijital çağın getirdiği yabancılaşma... İnsan, ne yaptığını bilmeden hareket ediyor. Daha da vahimi, karşısındaki insanın bir "can" olduğunu unutuyor.

Oysa İslam, insan hayatını kutsal kabul eder. Bu hakikat, Kur'an-ı Kerim'de açıkça şöyle ifade edilir:

"Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde bozgunculuk yapmamış birini öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibidir." (Kur'an-ı Kerim, Maide 32)

Bu ayet, İslam'ın insan hayatına verdiği değeri en çarpıcı şekilde ortaya koyar. Bir insanın hayatı, tüm insanlık kadar değerlidir. Böyle bir inanç sistemi içinde, sebepsiz ve anlamsız bir şiddetin yeri yoktur.

Ancak bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, tam da bu maneviyatın kaybını gösteriyor. Şiddet artık sadece bir suç değil; aynı zamanda bir anlamsızlık göstergesidir. İnsan, iç dünyasını kaybettikçe dış dünyayı da yakıp yıkmaya başlar.

İslam'ın özü, sadece ibadetlerden ibaret değildir. Aynı zamanda bir ahlak ve merhamet medeniyetidir