Protestoların, Gelmeyen transferlerin(!) Anlayamamak bulutlarının çöktüğü, Beşiktaşlılık ruhunun çözülemediği bir gecenin kavşağındayız... Stada hasret çökmüş!!!
Panik, kaos, tedirginlik, stres, Hepsi bu kavşakta sırasını savmakta... Ve biz yeterliliğini değil ama mücadelesini takdir ettiğimiz takıma çevirdik gözlerimizi... Konya'nın öne çıkıp Beşiktaş'ı köşeye sıkıştırmak istemesinin üzerinden 10 dakika geçtikten sonra karlı yatı sahada kendimizi hissettirmeye başladık...
Üst üste fauller kazandık, birini kaleye ikisini rakibe attık. Dakika 17 hala elle tutulur bir atak başlangıcı yapamadık... Sanki top mahkemeden uzaklaştırma almış suçlu gibi yanımıza gelmiyor bir türlü...
Bir ara Orkun çok sağlam vurdu topa ama o da direğe vurdu kaçtı zaten... Sonra klasik gol yedik... 0-1... Yağmur bulutları gibi kasvet boşalmakta stattan... Anksiyetesi olan topçu bunalıma girer...
Bir ışığı yakalayıp onun peşinden koşmanın tam zamanı... Bir doldur boşalt kakafonisinde Orkun'un şutunda boşta kalan topu boş kaleye gönderirken bile bir asırmış gibi gelir mi insana ya... 1-1... Cerny'nin bu golünden sonra sıklaşan ataklara şahit olduk ama ilk yarının nefesi yetmedi bize...
Yoğunluğu Konya kalesi önüne taşıyarak geçti ikinci yarının ilk beş dakikası... Taraftar iyice sahaya döndü, takımı iten bir enerji oluştu... Az bir şey daha tempo artırsak işi çözeceğiz Aynı basketboldaki gibi topun oyunda olmadığı sürede saat durmalı...
İnanılmaz vakit çalan topçular var ve hakemler yetersiz maalesef... 60'tan 66'ya top iki dakika dolaşmadı sahada Hakem çanak tutuyor bu kurguya... Bu arada yönetim istifa sesleri baya yükseldi... Sergen hocanın ne varsa cebinde ortaya koyma saati geldi...

13