Beşiktaş taraftarının olduğu bölüme öyle bir güvenlik-memurpolis görevlisi yığmışlar ki, sanırsın 1297'deki İngiltere ile bağımsızlık savaşı yeniden başlıyor... Çok acayip!
Oh-Poku-Cerny-Trossard hücum hattıyla çıktık sahaya... Hücum hattı füze başlıklı tamam da bütün ateş idare Salih'le Olaitan'ın omuzlarına binmiş hayırlısı...
15 dakikayı geçtiğimizde öne çıkan en önemli olay hakemin kolay kolay düdük çalmamasıydı.. Maçı hiç kesmedi neredeyse...
İkincisi Ouattara'nın zaman zaman hatta baya oyun kurucu görevi üstlenmesiydi... Üçüncüsü baskın oynamamızdı... Dördüncüsü de daha gol pozisyonuna girememizdi...
Hem Cerny hem Murillo hem Trossard-Poku kanadından çok geldik ama nihayete ulaşamadık... Beşinci olarak da Celtic'in de kale önüne otobüs çekmesini koyabiliriz...
İkinci yarıya gol fırsatıyla başladık iki de korner attık ama şu top ayağına geldiğinde illa düzelteceğim de öyle vuracağım hastalığından kurtulamadık İstatistikler ilk yarıda yüzde 75 topa sahip olmayla oynadığımızı gösteriyor 52 itibariyle de değişen bir şey yok...
Devam saldırmaya... Poku'nun ceza sahası köşesinde İstanbul havası gibi ani dönüşünden penaltı kazandık...
Olaitan topun başına geldiğinde korktuğu çekindiği belliydi penaltı atmaktan... O suratı görsem attırmazdım penaltıyı Attı... Kaleci çıkardı... Allah'tan top yine Olaitan'ın önüne düştü de yırttık....0-1...
Golden sonra otobüsü kaldırdılar kale önünden Öne çıktılar, bizim için çok büyük avantajdı Lakin oyun kurarak defanstan çıkma sırasında yediğimiz bilmem kaçıncı gole tanık olduk: 1-1

13