BU ZAMAN DİLİMİNDE KİTABIN ORTASINDAN KONUŞMAK ZORUNDAYIM HOCAM...
Beşiktaş'ın taktik tercihleri mi başarısızlık, yoksa oyuncuların kalitesi mi sorunu; hakem kararları ise tartışmaların üstünü örtmek için mi kullanılıyor?
Yazar, Beşiktaş'ın maçta yapılan değişikliklerin ve Sergen Dinçer'in oyuncu seçimlerinin mantıksız olduğunu, ayrıca hakem Yasin Kol'ün 97. dakikada verdiği tartışmalı penaltının maçın seyrini değiştirdiğini iddia ediyor. Yazarın temel argümanı ise bu tür kötü kararlar ve yönetim hataları, futbola olan sevginin sorgulanması gereken bir işaretidir. Ancak oyuncu performansı ve taktik kararları değerlendirirken, tek sorumlu gerçekten teknik direktör mü yoksa takımın genel kapasitesi mi?
F.Bahçe maçı orta seviye kır düğünü partisi tadında yönlenirken, Maçın güzergâhını değiştirmek amaçlı topçu değişikliği yaptık... Cengiz'i, Rachida'yı ve Salih'i oyuna aldık...
Şimdi Sergen hocaya soruyorum... Bu üç arkadaşı oyuna alırken neyi düşündün hocam... Ne oluyordu da neyi değiştirmek istedin
Bu takımın teknik direktörü olmadan önce de bu arkadaşların performansını illa ki takip ediyordun. Hadi diyelim ki gözünden kaçtı. Bu arkadaşların Beşiktaş'a faydası olmayacağını ne kadar süre sonra çözebilirsin
Ya da şöyle sorayım: Hangi maçta sana, bize ne verdiler Israrla bu adamları oyuna almanın mantığı nedir
Ayağına beş top geldi, üçünde dil altı aldık...
Ersin'e dua etsin, millet darağacına asmıştı yoksa...
Bir de hâlâ ötede beride Cengiz şu fiyat olursa alırız, şu fiyata inerse bakarız gibi şeyler yazılıyor, Ve asla tekzip etmiyorsunuz...
Beşiktaş'a bu topçuları reva gören, Beşiktaş'ı sevmiyordur.
Kusura bakma hocam, zamanın bu diliminde kitabın ortasından konuşmak zorundayız...
Aynı şekilde buna para verip almak isteyen yönetim de Beşiktaş'ı sevmiyordur... Daha nasıl anlatabilirim bilmiyorum ama bu Cengiz sevdasından bir an evvel vazgeçin. Lütfen...
Federasyona soruyorum: Bu adama maç vermeye devam edecek misiniz
En son Vahap Beyaz çalmıştı 50 metreden penaltıyı İstanbulspor-Galatasaray maçında... Sonra 20 sene her televizyon, her kanala çıkıp vicdanını rahatlatmaya çalıştı... Bir Vatikan'a gitmediği kaldı günah çıkarmak için...
Al... Şimdi de Yasin Kol...
Adam zaten önündeki adamla gözünü kısarak konuşuyor, 50 metreyi görme ihtimali sıfır...
Öyle tereyağından çekip almalık bir pozisyon ki süzmek için net görmek ve futbolu bilmek lazım... Adam ofsayttan iptal edilen golün ağırlığında öyle ezilmiş ki çıkış arıyor benliğinde...
97. dakikada penaltı çalmak için yüzde yüz garanti bir pozisyon olması lazım... Zaten arandığın maç boyunca bütün topları Fener'e vermenden belliydi...
97. dakikada fütursuzca penaltı çalıyorsan, karnında ağrı var demektir... Şu penaltıyı verdikten sonra yakınlarının yüzüne nasıl bakar insan ya!!! Japonya'da olsan direkt harakiri, ha bu işin bedeli...
Şimdi Federasyona soruyorum: Siz bu adama hangi maçı iyi yönetti de ısrarla maç veriyorsunuz Siz bu adama maç vermeye devam edecek misiniz Siz bu adama ceza verecek misiniz
Ve harbiden soruyorum, Hiç içiniz sızlamıyor mu Dünya Kupası'na gittik, her şey bitti mi
Bu yazının son cümlesini siz belirleyin...

19