Hakem atamasından tutun da, Maçtan bir gece evvel sayın Doğan'ın çok hakkımız yendi açıklamalarının tesir etmesini beklediği bir dizi tutulumdan geçtik...
Oysa bizim adaletten başka bir şey istemediğimiz ortadaydı senelerdir... Neyse, biz maça bakalım... İlk dakikalar misafirlikteki, "Ayakkabıyla giriliyor mu" Sorusundaki nezaketle geçti...
Hoş, ev sahibi terlik vereyim moduna girmedi ama 10. dakikada Olaitan mutfakta çaydanlığı demliği deviriyordu!!! Kalecileri çizgiden çıkardı topu...
Seyircinin hararetiyle baskın gözükseler de Beşiktaş'ın bilinçli gelişleri dikkatlerinden kaçmadı iki tane yüzde yüzümüz var... Ve inceden hakimiyeti kuruyoruz...
Stattaki ses yoğunluğunun kesilmesi avantajımıza... Olaitan'ın gizli santrfor gibi Vlahovic'in bölgesine usul usul sızdığını söyleyebilirim...
Ne yaparsan yap top çizgiyi geçecek derler ya, Tam da psikolojik üstünlüğü yakalıyorken cılız ataklarında pozisyon hatasından gol yedik...
İşte bu kısımlara çare bulmamız gerekiyor... 1-0 Orta sahada kazandığımız bütün topları bir merhabaya verdik adeta...
Kazanıyoruz hemen kaybediyoruz... Biraz dikkat biraz beceri biraz önsezi yeterde artar bile... Önde baskı kurup ilk topları alamadığımız zaman kalemizde ciddi problem yaşıyoruz... Ve arka tarafta adam paylaşımları facia...
41'de Trabzon kalesinin direğinden dönen topun hikayesi var ki sormayın... İkinci yarı başlıyor tam baskı kuruyoruz tam çıkamıyorlar garip bir ofsayt bayrağı kalkıyor...
Hız kesiliyor tansiyon düşüyor. Acayip işler... Bir dolu çilingir dolaşıp anahtar arıyoruz kapalı Trabzon defansını açmak için...
Oyunun akışına göre konuşsak kazanırız dediğimiz bir maçı gerek Cihan Aydın'ın gereksiz oyun kesişleri, lehimize olan faulleri görmezden gelişleri, Gerek bizimkilerin son vuruşlara tenezzül etmemeleri ile sıkıntıya sokuyoruz...

17