Martın 7'si diye diye maçı getirdik... Meğerse bütün camia bu maça kitlenmiş... Hafta başından beri insanların statta olmak için harcadıkları eforla bir kasabayı esir alırız vallahi...
Üç İnönü Stadı olsa dolarmış... Yurt dışı, yurt içi saldır Beşiktaş moduna geçmiş... Şampiyonluk maçına çıkılıyormuş havasının bu kadar katı esmesinin tek sebebi Beşiktaş taraftarının paha biçilemez ağırlığı...
"Ne bir heves ne bir tutku" flaması bütün haşmetiyle yerini almış Taraftar havaya girmiş Beklenti yüksek... Sergen Hoca maç kazanan kadroyu bozmamış... Maç da başlamış bu esnada...
İlk 10 dakika kaleye gitmeye çalışıp da kale surlarına merdiveni nasıl dayarızı düşünmekle geçti!!! Saha yüz metre, İki takımın parsellediği alan taş çatlasın kırk metre... Top yapıp ya da kapıp defans arkalarında ki boşluklara top atılıyor...
Hakem Ozan efendi bir Osimhen'e bir Sane'ye evlatlığı gibi kol kanat gerince, Üstüne bizimkilerde ha bire sarı kart görünce ortalık gerildi... Yine bir ara arkaya yaslandık. G.Saray tamamen sete geçti...
Top kapacağız atağa kalkacağız... Hesap o... Olaitan'la kapıp, kaptırdık... O da gol oldu 0-1 Yapılan gol ortasında hem Murillo hem Agbadou kaldır kolları havaya şarkısıyla ne yapmak istediler anlamadım... Bomboş kafa vurdurdular Osimhen'e...
İkinci yarının öne çıkan olayı öne çıkmamızdı. Ön baskı kurup G.Saray'ı çıkartmıyorduk. Hakem Ozan efendi de Osimhen'i!!

7