Tuttu, attı kupayı kazandı

Sezonun iki büyük hedefinden biri Türkiye Kupası'dır kuşkusuz. Kazananın hem uzun maratonu taçlandırması hem de UEFA Avrupa Ligi'ne play-off'dan katılması açısından önemli bir sınavdı.

Trabzonspor'un ligin son haftalarındaki performansı tatmin edici olmasa da tamamen bu finale odaklanması, Konyaspor'un ise rüştünü ispat etme gayreti, maça dair beklentileri yükseltmişti. Gerçekten de temposu ve tansiyonu yüksek bir mücadele izledik. Maç iki takım arasında gitti geldi, lakin gülen ve kupaya uzanan taraf bordo-mavililer oldu.

Trabzonspor ilk yarıda daha kontrollü ve baskılı oynayan taraftı. Sıkça kullandığı sağ kanatta Pina ve Zubkov ile etkili olurken, gol Onuachu'nun bu ikiliye eşlik etmesi sonucu geldi. Pina'nın adrese teslim ortasında Nijeryalı forvetin rakipleri arasından yaptığı bitirici vuruş Trabzonspor'u üstünlüğe taşıdı. Hemen ardından Zubkov'un sert şutunda kaleci Bahadır'ın kritik kurtarışı vardı.

Bu bölümde rakip kaleyi sadece bir kez Bardhi ile rahatsız eden Konyaspor ikinci yarıya hızlı başladı. Önce Muleka'nın golüyle eşitliği sağladı, iki dakika sonra Folcarelli'nin neden olduğu penaltı ile öne geçme şansı yakaladı. Ancak Bardhi topu direğe nişanladı, pozisyonun devamında kaleci Onana müthiş bir refleksle tehlikeyi savuşturdu. Maçın kader anıydı.

Futbol güzel olduğu kadar ilginç bir oyun. Trabzonpor için bir kez daha skor üstünlüğünü ele geçirmek yine bir penaltı kararıyla geldi. Köşe atışında Jevtovic topa yükselirken elini kullanınca, hakem Halil Umut Meler tereddütsüz beyaz noktayı gösterdi. Kaleci Bahadır köşeyi doğru tahmin etti ama Onuachu'nun riskli vuruşunda top koltuğunun altından ağlara gitti.

Kalan dakikalar gerginliğin, sertliğin ve heyecanın tavan yaptığı, kartların peşi sıra gösterildiği sürece tanıklık etti. Böyle bir atmosferi yönetmek kolay değil. Hakem Halil Umut Meler her ne kadar Merkez Hakem Kurulu'nun ikinci plana ittiği bir hakem olsa da dün gece otoritesi, deneyimi ve hakem aklıyla çığrından çıkabilecek maçı tereyağından kıl çeker gibi yönetti. Umarım bu doksan dakika Meler'in veda maçı değildir. Varsa böyle bir niyeti ona sözüm; "Gün olur devran döner" acele etme Umut hocam.