Yazar, Trabzonspor'un Başakşehir karşılaşmasındaki beraberliğini hakem hatalarına ve kadro sınırlılıklarına bağlamakta, sezonun ilk yılında üçüncülüğü başarı olarak değerlendirmektedir. Ancak yazının merkez argümanı, ligin hakem performansının şampiyonluk yarışını belirledikçe, sadece Trabzonspor'un değil, futbolun bütün kredibilitesinin sorgulandığıdır. Peki, hakem sistemi gerçekten bu kadar kötü mü, yoksa yazarın perde arkasında başarısız bir sezonu açıklama ihtiyacı mı var?
Dünya Kupası'na neden bir tane de olsa hakem gönderemediğimiz, Trabzonspor- Rams Başakşehir karşılaşmasında bir kez daha görülmüştür. Gerçi sezon başından bu yana hemen her maçta görüyoruz da... Zira diğer karşılaşmalarda penaltı çalınan, Trabzonspor maçlarında bir türlü verilmeyen bir, iki pozisyon vardı ki görülmeye, tartışılmaya değerdi! Ayrıca konuk ekibin zaman zaman başvurduğu kasti taktik faullerde hakemin sarı kartını aklına getirmemesi insanın aklına çok şey getiriyor da...
İşin doğrusunu söylemek gerekirse; geçtiğimiz hafta Alanya'da iki puan kaybedildikten sonra, bordo-mavililer için kalan haftalarda şampiyonluktan bahsetmek, beklemek; masallardaki Kaf dağından tüy istemek gibi bir şeydi! Çünkü kısıtlı kadroyla yolun sonunu getirmek çok zordu. Hele de vukuatsız maçları olmayan şu hakemlerle!
Rams Başakşehir beraberliği için de şunu söyleyebiliriz:
Elde kalan ikincilik yolunda Trabzonspor iş kazasına uğradı! Amma velakin Trabzonsporluların en çok da üzüldüğü beraberlik golünün son dakikada gelmesinedir.
Tabi ki bu iş kazasının birçok nedeni var; Trabzonspor'un kadrosu derin değil. Sakatlıktan dolayı oynamayan, İstanbul'da Başakşehir ile oynanan karşılaşmanın son dakikasında skoru belirleyen Muçi'nin olmayışı. Trabzonspor'un olmazsa olması Tim'in cezalı olması. Hal böyle olunca gerisini siz düşünün. Bir de yarıştığınız rakipleri ve puan kaybettiğiniz Başakşehir'i düşünün...

20