Uzatma dakikalarına üç farklı önde gir, iki dakikada iki gol yeyip maç 3-4'e gelsin, kalan iki dakikada karşılaşma bitsin diye bildiğin tüm duaları oku! Hakikaten şaka gibi!
Böyle bir heyecan kasırgası, stres, sıkıntı ancak Trabzonspor maçlarında olur.
Sormak lazım bordo-mavili oyunculara 'sahi iki dakikada bunu nasıl başardınız'
Nasıl olacak; rehavetten, gereğinden fazla havaya girmekten başka bir şey değil! Umarız, Trabzonsporluların tansiyonunu çıkartıp indiren, şekerini yükselten, kalp atışlarını şaha kaldıran oyuncular bu durumdan ders çıkartır. Futbolda rehavete yer olmadığını belki daha iyi anlarlar. Öyle ya birkaç dakika daha olsa, üç puan alarak döndükleri İstanbul'dan elleri boş da dönebilirlerdi.
Onuachu, Pina ve Oulai'ye ayrı bir parantez açmak gerekir.
Havadan ve karadan gelen her topun hakkını teslim eden Onuachu, öyle bir gole imza attı ki, gözlerin pasını silen, mevsim güz olmasına rağmen Olimpiyat'ın henüz ısırmaya başlayan soğuğunda izleyenlerin içini ısıtan. İzleyemeyen futbolseverlere iki yıl önce son dakikalarda Konyaspor'a topuğuyla attığı golün üç aşağı beş yukarı bir benzeri.... Futbola yeni başlayan ya da bıyıkları yeni terlemeye başlayan santraforların günde üç kez izlemesi gereken pozisyon...
Pina, iki golün asist mimarı olduğu için son dakikaları şaka gibi geçen karşılaşmanın enlerinde idi. Bordo-mavili takımın sağ beki sağ kulvarı otoban gibi kullandı.
İlk kez Trabzonspor formasını giyen Oulai'de idi tüm gözler. Maç eksiği olmasına, tecrübesi olmamasına karşın, Trabzonspor'un oyun geçişlerinde, diğer bir ifadeyle günümüz futbolunda 'akan oyun' diye tabir edilen oyunda başrollerdeydi Fildişi Sahilli oyuncu. Kumaşı kaliteli, tepeden tırnağa iyi olacağı belli.

11