Onuachu ile Trabzonspor bir başka güzel!

Onuachu'nun olmadığı Trabzonspor o kadar eksik ki; Beşiktaş ve Gençlerbirliği karşılaşmalarında yokluğunun ne kadar hissedildiğini yedi düvel gördü. Dün de oynamadığı ilk yarı bordo-mavililer futboldan uzak, tatsız ve tuzsuzdu. Dahası uyku getiren ilk yarı oynanan oyuna futbol demek için bin şahit gerek!

Zirveye oynayan Trabzonsporlu futbolcular bu kadar isteksiz, arzusuz olmamalı. Gol atmada, galip gelmede zorlanan Kasımpaşa'ya maçın başlama düdüğünden son düdüğüne dek üstünlüğünü hissettirmeliydi. Tabi ki tribünlerin desteğini arkasına alarak. Yeri gelmişken; en büyük itici gücün tribün desteği olduğunu söylemeyiz. Seyircinin maç seçme sebebini anlayana aşk olsun; sosyolojik bir araştırmadır Bu da başka bir ders konusu.

Anlayacağınız koca ilk yarı tam da Kasımpaşa'nın istediği gibi geçti…

Onuachu, oyuna girdikten sonra Trabzonsporlu oyuncular adeta kendine geldi; özgüven de desek mi

İşte o Onuachu, öyle bir gole imza attı ki, topu ayağına alıp, stopere çalıp atıp, topuk pası verecekmiş gibi yaptıktan sonra kaleye şut atması 'benim' diyen santraforun harcı değildir. Harika golü sonrası aynı güzellikte arka arkaya attığı taklalar da golü kadar enfesti. Başka ne denir ki, Trabzonspor Onuachu'yla bir başka güzel.

Ancak bordo-mavililerin yediği gol bilinen tipik hastalıkları; çıkarken kaptırılan toplar. Fatih hoca bu hastalığa bir an evvel çare bulmalı! E bu da çalışmayla olacaktır elbet.

Nwakaeme'nin de hakkını teslim edelim. Nasıl ki Kocaelispor maçında topu Muçi'ye bıraktı, dün de Zubkov'un akıl dolu aşırtma golü öncesi takım arkadaşını görmesi, uzun zamandır hafızlardan silinmeyecek golün atılmasını hazırlayan adam Nwakaeme. Hem de ne gol ama… Altyapılarda genç futbolculara izlettirilmesi gereken şahane hareket, mükemmel gol. İki tecrübeli oyuncunun birçok anonim şirketi kıskandıracak yardımlaşma desek daha uygun olur! Tecrübe böyle bir şey işte.