Bordo-mavili takımın defans hattında yapılan mini rotasyondan, 3'lünün ilk defa bir arada oynamaya çalışacaklarından olsa gerek, Trabzonspor maça o kadar kötü başladı ki, ev sahibi takımın rakip defans arkasına, arasına attığı uzun toplar Trabzonspor'a ilk on beş, yirmi dakika bayağı bir sıkıntı yarattı. Nitekim Gaziantepspor golü o arada buldu.
Her ne olduysa ev sahibi takım öne geçtikten, Fatih Tekke, 3'lü defanstan 4'lüye geçiş yaptıktan sonra oldu; hal böyle olunca Trabzonspor'un yedikleri gole, iki arada bir derede attığı iki golle cevabı gecikmedi. E öyle ya işin içinde yukarılarda olmak var, dahası arkadan gelenler, sizi zorlayanlar, kaybetmenizi bekleyenler var; örneğin Beşiktaş.
Gerçi bordo-mavililer sezon başından bu yana kötü başladığı maçları çevirmesini biliyor. Ne de olsa orta sahalarında Muçi gibi keskin tıraş bıçağı kıvamında ara pasları atan, forvette rakip takım defans oyuncularının başını döndüren, havadan ve karadan makinalı tüfek misali gol atan santraforu var!
Gollerin hazırlanışına gelince, dediğimiz gibi Muçi'nin akıl dolu ara pası, Augusto'nun haftalar sonra golle tanışması, Onuachu'nun ekmeğini taştan çıkarırcasına attığı golle gol krallığında yarışında zirvede oluşu dünün, günün Trabzonspor adına çok güzel hareketlerdi.
Fenerbahçe maçı sonrası eleştirdiğimiz Onana için birkaç kelam etmek gerekirse. Emin olun Trabzonspor forması altında en iyi karşılaşmasını oynadı desek abartmış olmayız. Zira Trabzonspor ikinci yarı etkili olamadığı, oynayamadığı için kırmızı-siyahlı takımın tehlikeli olduğu bölümlerde iki net pozisyonda yaptığı inanılmaz kurtarışı, bir diğer ifadeyle yerden ve havadan gelen toplara sakız gibi uzaması takımının galibiyetinde başrol oynadığını söyleyebiliriz. Sahi düşündünüz mü hiç; Onana benzer kurtarışları derbide yapmış olsaydı

34