İster inanın ister inanmayın; finale çıkmak için oynayan Trabzonspor'un kaleyi bulan ilk şutu 54'te, Gençlerbirliği 62'nci dakikada kaleyi bulduğu ilk topta golü de bulmuş oldu. Anlayacağınız o ana dek iki takımın oynamaya çalıştığı oyunun adına futbol, yarı final maçı demek için bin şahit gerekirdi!
Gençlerbirliği hafta sonu Trabzon'da kader maçına çıkacağı ve de aklı fikri o karşılaşmadan olduğu için kupa maçına yedek ağırlıklı çıkmış. Trabzonspor için durum çok daha farklı olmasına rağmen oyunu hatta golleri maçın son bölümlerine saklaması; rakibi çantada keklik görmekten başka bir şey değildi! Başka da bir adı yok bunun. Zira hafta sonu Beşiktaş karşısında izlediğimiz Trabzonspor ile Gençlerbirliği maçında izlediğimiz Trabzonspor arasında gece ile gündüz kadar fark vardı.
Dememiz o, Tekke'nin öğrencileri daha istekli, daha etkili oynamalıydılar. Üstelik son iki kupa finalini kaybettikleri için içi yanan Trabzonsporlular, bu yıl kupaya bu kadar odaklanmışlarken, bu derece yakınlaşmışlarken, ligde kalma mücadelesi veren, yedek ağırlıklı kadro ile sahaya çıkan Gençlerbirliği'ne elenmiş olsaydılar, hem bordo-mavili takım için hem de camia için büyük bir yıkım olurdu! Ayrıca taraflı tarafsız herkesin bu yıl beğenisini kazanan Fatih Tekke ile öğrencilerine kupaya veda etmesi yakışmazdı.
İşte tam da bu durumda, olası bir vedanın önüne geçen, Gençlerbirliği'ne adeta 'dur!' diyen oyuncuların başında gelen adamdı Muçi. Yardımcılarından biri tabi ki Ozan'dı. Arnavut oyuncu köşe vuruşunda, kaleye yolladığı yakan top ile beraberliği yakaladılar, ikinci golü de Ozan'ın çabuk oynamasıyla aldığı topu deyim yerindeyse ateş topuna döndürerek 2-1 öne geçtiler; ama ne yaman gole imza attı Muçi, Eryaman'da. Gecenin kahramanın bir topu da direkte patladı, onu da söylemeden geçmeyelim. Augusto'nun üst direği de arada kaynamasın hani...

5