İlk yarı belki de sezonun en kötü maçını oynadı Trabzonspor. Bordo-mavili oyuncuların kötü oynamaları bir yana, yaptıkları hatalarla adeta Konyasporlu oyuncuların golle tanışması için davetiye çıkardıkları dakikalar bile oldu!
Karşılaşmanın hemen başında konuk takım elini kolunu sallaya sallaya birkaç pozisyona girdi, o birkaç pozisyonda takımını ayakta tutanlar kaleci Onana, Pına ve Batagov'dan başkası değildi ancak 17. Dakika Okay'ın şanssızlığı, Konyasporlu oyuncuların en büyük şansı oldu.
Bu denli kötü oyunun en büyük nedeni; orta sahanın topu üçüncü bölgeye taşıyamaması, kanatlara atamaması, rakibi karşılayamamasından kaynaklı idi elbet. Tabi ki Tim ve Augusto'nun olmayışı bir diğer etkendi. Hal böyle olunca, rakip oynar siz izlersiniz. Nitekim ilk yarı Konyaspor oynadı, Trabzonsporlular izledi.
Koca ilk yarıda Trabzonspor'un yaptığı en iyi iş; rakip defans arasına, arkasına attığı topu Muçi'yle buluşturmak oldu, bunda da başarılı oldular. Hepsi o kadar…
Devre arası soyunma odasında Fatih hoca ne dediyse, ne yaşandıysa artık; ikinci yarı farklı bir Trabzonspor izlemeye başladık. Mücadele eden, koşan, boş alan yaratan, pozisyon kovalayan, pres yapan. Eksiğin de, sakatın da olsa olması gereken buydu zaten. Zira bu ligde mücadele etmeyene puan yok. Üstelik Başakşehir maçında son saniyede atılan golle alınan galibiyet sayesinde tribünler dolmuşken… İnanılmaz paralar harcayan Galatasaray ve Fenerbahçe'nin en yakın takipçisiyken, nefesini enselerinde hissettirmen gerekirken!

9