Ekmek gibi, su gibi '6' numaraya ihtiyacı var!

Fatih Tekke'nin sahaya sürdüğü ilk 11; göle maya çalıp tutmasını bekleyen Nasrettin hocanın düşüncesinden pek de farklı değildi! Orta saha bu denli alarm verirken maça Umut Nayır ve Saviolo ile başlamak; lüksün de lüksü idi. Bir başka ifadeyle çok büyük riskti.

Nitekim Trabzonspor'a oranla bu yıl daha çok karşılaşma oynayan, bir arada oynama alışkanlığı olan, oyun hafızası olan, arada bir kasti taktik faullere başvuran ve de bunu çok iyi uygulayan Ferencvaroslu oyuncular, ilk yarı al gülümden ver gülümden kesitler sundu, ellerini kollarını sallayarak... Zira fiziksel olarak henüz hazır olmayan aynı zamanda temaslı oyunu çok da sevmeyen, orta sahasında sorunları olan takımın oyuncuları bilhassa ilk yarı rakibi izlemekle yetindi.

Anladığımız, Fatih hoca dersini eksik çalışmış. Yeterince çalışmış olsaydı; maça çok daha farklı bir kadroyla çıkmış olurdu.

Öyle ki...

Rakip Salah'a önlem almış, kademeli savunma anlayışıyla Trabzonspor'un olası ataklarını etkisiz hale getirirken, hemen her Trabzonsporlu maça Aral Şimşir ile başlanması gerektiği her nefes alışverişinde mırıldanmıştır!

E, Salah da candır, insandır her şeyi ondan beklemek, istememek lazım. Rakip Mısırlı yıldıza önlem almışken, Trabzonsporlu oyuncuların Salah'ın yardımına gitmesi, ileride çoğalması gerekirken, birbirlerinden kopuk oynadılar.

Düşünün Aral, oyuna girdikten sonra sol taraf çalışmaya, Trabzonspor etkili oynamaya, pozisyona girmeye başladı. Bir oyuncu oyunun şeklini, kaderini değiştirir mi İkinci yarı oyun değişti ancak skor değişmedi! Sen gel de şimdi boşa harcanan ilk kırk beş dakikaya yanma!