Türk Mutfağı haftası etkinlikler kapsamında,
Geçen hafta ortasında Nevşehir'deydik.Güray müzesinden insan figürleri"Anadolu'dakiler-Kapadokya Pazarı"tanıtımında.Açılışı da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Hanım yaptı.Sıfır Atık, Gönül Elçileri, Haydi Kızlar Okula ProjeleriBaşta olmak üzere birçok önemli projeyi himaye eden,Nerede olursa olsun insani yardımları esirgemeyen,Emine Hanım o kadar yoğun tempo ile çalışıyor kiYorulmak bilmiyor, usanmak bilmiyor, sürekli koşuşturuyor.Bizzat tanıklık ettiğimiz bu projede de onun imzası var.Ürgüp'te muhteşem birorganizasyonla karşılaştık.Turizmi tetikleyen vadileri, peribacalarıylaKendimizi Masallar Diyarında hissettik âdetaTopraktan doğan sanat seramik ustalığıAnadoludakiler Projesi üç ayak üzerine kurulu:
Toprağın verimliliğiBereket'le
Emine Hanım, Türk Mutfağının
Sadece Lezzetler Dünyası olmadığını,Aynı zamanda değerler manzumesi olduğunuÇok yerinde güzel tespitlerle vurguladı:"Tencerede ağır ağır pişen yemek, insana hayatın aceleye gelmeyeceğini fısıldar. Sabrı ve emeği, hayatın merkezine alır. Sirkeler, turşular, reçeller, hoşaflar gibi ürünler, birer tekamül hikâyesidir. Tencerede karıştırılan yemeğe dualar eşlik eder. Yemeğe besmeleyle başlamak, şükürle bitirmek, manevi bir eğitimin temelidir. Yiyeceğe nimet ve rızık nazarıyla bakınca her lokma şifa olur."Emine Hanım yoğurda maya çalarkenAile arasında yenilen yemeğin hazzını da dile getirdi:
"Aile sofraları, muhabbetimizi artıran, bağlarımızı kuvvetlendiren, birbirimizin dertlerinden, sevinçlerinden haberdar olduğumuz meclislerdir. Unutmayalım ki, sofranın kendisi, ruhun gıdası, gönlün şenliğidir. Böylesi sofralarda birbirine kenetlenen ailenin manevi bağışıklığı artar, olumsuz dış etkilere karşı korunur."
177