ÖCÜ, TÖRPÜ, ALERJİ, ÖZ GÜVEN...

AK Parti'nin 23'üncü kuruluş yıl dönümünde

Parti genel merkezinde sade kutlama yapıldı.

Daha önceki törenlere nazaran

Sayılı davetli ile sakin geçti kutlama.

Dışarıda da fazla kalabalık yoktu.

Konjonktürel şartlar böyle gerekli kıldı.

İktidar Partisi için bir ilkti diyebiliriz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasına gelince

23 yıllık iktidarın icraatlarını anlattı.

Türkiye'nin geldiği noktayı kıyaslarken

Rakamları peş peşe sıraladı.

Muhalefete de yüklenmeyi ihmal etmedi.

Ama bizim dikkatimizi çeken konu, muhalefetin,

Söylem düzeyinde dönüştürülmesine yönelik sözleriydi.

Bununla ilgili verdiği örnekler de

Aslında Türkiye'nin kangren olmuş meselelerine yönelikti

Birkaçını hatırlatalım toplumsal hafıza açısından

Cumhurbaşkanının sözleri üzerinden

Başörtüsünün bazı kesimler için öcü olmaktan çıkarılması,

Namaz, oruç, sakal, Kur'ân-ı kerim eğitimi gibi konularda

Belli bir kesimin alerjisinin önemli ölçüde törpülenmesi.

Atılan her özgürlük adımı karşısında

"Laiklik elden gidiyor" korkusunun yerini öz güvene bırakması.

Farklı fikirlere, farklı hayat tarzlarına saygıda

İlk yıllara göre büyük mesafe alınması

Milleti, "Göbeğini kaşıyan adam"olarak görenlerin

Millîirade ile barışması, Türkiye gerçeklerini kabullenmesi.

Tabii ki konuşmasında ana muhalefete tavsiyeyi de ihmal etmedi:

"Bizim temennimiz CHP'nin milletin değerleriyle barışması.

Millîiradeye teslim olması, demokrasiyi içselleştirmesi,

Yani normalleşmesidir.

Milletle kavgasını bitirmesi en çok bizi mutlu edecektir."

Erdoğan'ın temennisinekatılmamak mümkün değil.

Ama CHP'ninde genetiğine pek güven olmaz

Her an fabrika ayarlarına dönebilir

Atalarımız,"Bir insan yedisinde ne ise,

Yetmişinde de odur"diye boşuna dememiş.

HALEF SELEF

Fahrettin Koca başarılı bir bakandı.

Pandemi döneminde müthiş performans sergiledi.

Türkiye'yi dört bir yandan kuşatan,

Halkımızın teveccüh gösterdiği,

Özel sektör devlet iş birliğinin emsalsiz eseri

Şehir Hastanelerinde onun imzası vardır.

Son dönemde ise devletin imkânları ile

Dev hastaneler yapılabileceğini de göstermişti.

Lakin Devlet hizmetinden affını istedi.

Milletimiz kendisine hizmet edenleri hiç unutmaz.

Fahrettin Bey de bu müstesnalar arasına girdi.

Yeni Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu da

Tıp dünyasının saygın isimlerinden biri.

Öz geçmişi, başarı grafiğinin âdeta bir simgesi.

Hacettepe Tıp mezunu, genel cerrahi uzmanı

Miami Üniversitesinde organ nakli üzerine çalışan,

Genç yaştayken başhekimlik koltuğunda uzun süre oturan,

Her hastayla bire bir ilgilenen bir tıp insanı.

İdarecilik kariyerini perçinleştirmek için

Sağlık Yönetimi üzerine Yüksek Lisans da yapmış.

Her iki tarafı da iyi anlayan bir isim.

Geçen hafta başında yaptığımız sohbette...

Hasta-doktor ilişkisini empati üzerine kurdu.

Değerli hissedilmenin önemini vurguladı.

Öncelikli konusu ise Aile Hekimliğiydi.

Karşılıklı güven ile yaygınlaşmasının