HANGİ ADALET YA DA KİMİN ADALETİ!

Öyle bir geniş kavram ki adalet Ucu bucağı yok.

Türk Dil Kurumu'nun sözlüğüne göre;

Hak ve hukuka uygunluk.

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılması.

Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme.

Acaba bu sınırsız hakkın, hakkını verebiliyor muyuz

Düşünmemiz gereken esas konu bu

Siyasetçinin adaleti başka, yargının adaleti başka

Vatandaşın adaleti başka, devletin adaleti başka

Dindarın adaleti başka, sekülerin adaleti başka

Ama hangisi olursa olsun

Asıl soru işareti burada gizli!

"Memnuniyet"sizlik

Hiçbir şekilde kararlardan hoşnut olamıyoruz

Beklentimiz hep askıda kalıyor

Çözümü olmayan sosyolojik bir vaka gibi

Dimdik karşımızda duruyor ADALET!

Biz yine de konuyu;

Pozitif yaklaşımla birkaç örnek vererek sürdürelim...

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya

Doç. Dr. Metin Kıratlı'nın yemin töreninde,

Ne güzel dile getirmişti bu nadide kavramı

Hem de Filistinlileri katleden, Lübnan'a da saldıran,

Aziz vatanımıza, Anadolu topraklarına göz diken

Katil Netanyahu'ya 'Dur' denilmesini isterken;

"Yapılan zulümlere ırk, din, dil, renk vb. hiçbir ayrım yapılmadan,

bir an önce cesaretle ve adaletle müdahale edilmelidir ki;

Bu, insan olmanın zorunlu bir sonucu, yaşamsal bir vicdani burcudur."

Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez de

Daha geniş bir açıdan değerlendirme yaptı.

Yeni adli yılın başlaması töreninde

Bakın neler dedi:

"Adalet güçlüyü değil haklıyı korumaktır.

Adalet haklı olanla empati kurabilmektir.

Adalet bir işçinin hakkını daha teri kurumadan verebilmektir.

Adalet; alacaklıyı da borçluyu da, işçiyi de, işvereni de,

Tüketiciyi de, üreticiyi de, kiracıyı da kiraya vereni de,

Mağduru da sanığı da

Aynı anda düşünebilmek, herkese tam olarak verebilmektir.

Adalet; Arka sokaklarda bisikleti çalındığı için ağlayan bir çocuğun yüzünü güldürebilmektir.

Adalet, okul çıkışı güle oynaya evine giderken; önce kaçırılan, sonra günlerce kötü muamele edilen, sonra hunharca öldürülen henüz 13-14 yaşındaki bir kız çocuğunun annesinin yüreğindeki acıyı hissedebilmektir.

Adalet, eşi ve çocukları içini saçını süpürge eden sonra da kapının önüne bırakılan, eziyet edilen, dövülen, vurulan kadınların başını öne eğdirmemektir.

Adalet; liyakat, liyakat adalettir."

Devletimizin en tepe noktasından da bir göz atalım adalet anlayışına

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,

Yeni Yasama Yılı'nda verdi, bu mesajları:

"Bir devleti var eden ve ayakta tutan adalettir.

Milleti huzur, refah ve güvenlik içinde tutan adalettir.

Devleti her türlü tehditten koruyacak olan adalettir.

Ekonomiyi büyütecek, eşit dağılımı sağlayacak, çalışanı,çalıştıranı, üreticiyi, tüccarı, sanayiciyi mutlu edecek olan yine adalettir.

Suçlu ile masum birbirinden ayırt edilmezse,suçlu elini kolunu sallayıp gezerken, masum cezalandırılırsa adalet sarsılır.

Adalet sarsılırsa, devlet sarsılır. Devlet sarsılırsa, milletin bekası tehlikeye girer."

Diyeceksiniz ki muhalefetin adalet anlayışı ne

Anlatmaya gere yok, sizler biliyorsunuz zaten

Gezi olayları organizatörlerinin,

Kobani olaylarının sorumlularının,

Teröre bulaşmış milletvekillerinin salıverilmesi

PKK'nın siyasi uzantısı partilerin kapatılmaması,

FETÖ'cülere af ve kucak açılması,