Mevcut Anayasa'yla yapılamayan ne var da yenisi isteniyor, sorusuna bir cevap bulundu: Kılık kıyafeti aşağılayan densizliklere çare olacak.
Bir kendini bilmez, AK Parti'li Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş Akgün'ün yöresel şalvarını hakir görmüştü. Bu densizliği için gözaltına alındı, halkı kin ve düşmanlığa tahrikten de tutuklandı.
Fakat oraya nasıl bağlandıysa konu yine sivil anayasaya getirildi. İktidarın tepkisi ancak sivil bir anayasa yapılırsa dineceğe benziyor.
Mehmet Emin Korkmaz adlı densiz, İYİ Parti üyesiymiş. Partisi bu edepsizi hemen ihraç etti. Müsavat Dervişoğlu, hakarete uğrayan Başkan'ı dayanışma için aradı.
Başkan Akgün, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la konuşurken yine de "sivil anayasayı getirin, bizi bu haksızlıklardan kurtarın" dedi.
Yöresel kıyafet, şalvar giyme özgürlüğü için kaldırılacak bir Anayasa yasağı, kısıtlaması bulunmuyor. Kılık kıyafetinden dolayı birini aşağılayan densiz, kanunun duruma göre geniş yorumlanmasıyla yaka paça tutuklanabiliyor da.
Peki, böyle rencide edici nefret suçlarını yasaklamak için mi bir anayasa değişikliğine ihtiyaç var, hayır.
Zaten yöresel kıyafete özgürlük getirecek bir düzenlemeden bahsedilmiyor.
BAŞÖRTÜSÜ YASAĞINI AK PARTİ BİTİRMİŞTİ, KİM HORTLATIYOR
2008'de üniversitelerde başörtüsü serbest bırakılacaktı, o zaman bıraktırılmadı. Anayasa değişikliği Meclis'ten geçirilince "411 el kaosa kalktı" manşeti atılmıştı. AK Parti İstanbul Kadın Kolları, bir kliple sosyal medyada onu hatırlattı hemen.
İktidar propagandistleri ve yardımcı gazetecilerse beyaz tülbente dil uzatıldığı, başörtüsüne saldırıldığı kampanyasına çevirdi, dramatize ettikçe ediyorlar.
Oysa dünkü grup konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan doğrusunu söyledi. Şöyle:
"Başarılı bir kadın siyasetçiyi, 'şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir, ahırda inek sağmaktır' diyerek tahkir etmeye kalkan 28 şubat artığı bu faşizan ve alçak zihniyeti lanetliyorum..."
Ağzına sağlık, Cumhurbaşkanı az bile söyledi.
Görüldüğü üzere terbiyesizlik beyaz yazmaya, başörtüsüne değil yöresel kıyafeteydi. Belediye Başkanı, şalvarı yüzünden horlanıp hedefe konmuştu.
Başörtüsü yasağının hortladığı, halka tepeden bakan 28 Şubat askeri vesayetinin baskı ve dayatmalarını sürdürdüğü çıkar mı buradan Onu gösterse milleti yeni anayasaya ikna ederdi belki.
Bir kendini bilmez densizlik etmiş, tutuklanmış, ihraç edilmiş, sahiplenip arka çıkan olmamış, iktidarla muhalefet bir ağızdan kınamış. Tekrarını önlemek için millete sivil anayasa ihtiyacı hissettirir mi Demek şartmış, dedirtir mi
Başörtüsü yasağından yana atılan "411 el kaosa kalktı" manşeti, 18 yıl öncede kaldı. AK Parti başörtüsü sorununu çözdü. Yasakçı ve baskıcı vesayeti de kaç kere, kaç seçimde, kaç Anayasa referandumunda bitirmedi mi

7