Türkiye Yüzyılı'nda Ramazan pidesi

11 ayın sultanı mübârek Ramazan geliyor da şu enfes pidesi emeklinin sofrasına gelemez oldu, Türkiye Yüzyılı'nın halkımıza ikramı.

Nerede o eski Ramazan pideleri! Burnumuzda tüteceği bir asra girmiş bulunuyoruz.

Kıkırdak gibi atık et dokularıyla yalancı lâhmacun yapılmasına skimpflasyon, deniyormuş. İçine bir şey konmamış boş baklava ise bir shrinkflasyon şaheseri.

Çoklu enflasyon mucizesinin sofralarımıza yansıması böyle.

Kavramları, iktisatçı Mahfi Eğilmez'in kişisel blogundan okumuştum. Ramazan pidesi örneğiyle de somutlaştırmıştı.Tarife uygun diğer örneklendirmeler benden.

Ramazan geliyor, ilk oruç 19 Şubat'ta. Ama Ramazan pidesinden iyi haberler gelmiyor.

2023'te 300 gramlık Ramazan pidesi, 10 liraydı. 2024'te ağırlığı 250 grama düşerken fiyatı da 15 liraya yükseldi. Bu gramajı bir daha yükselmedi ama fiyatı 2025'te hız kesmeden yükselişine devam etti, 20 liraya çıktı.

Ve 2026'da 250 gramlık pide için belirlenen fiyat açıklandı, 25 lira.

İşte bu, yani boyu çekip kısalırken fiyatının artması shrinkflasyona giriyordu.

Fakat biz, iktisat kavramlarına bile sığmayan bir enflasyon yaşıyoruz.

Çünkü shrinkflasyonda ürünün fiyatını sabit tutabilmek için boyutuyla, ağırlığıyla oynanıyor.

Oysa bizde ağırlığı 300'den 250 grama düşürülen Ramazan pidesi, aynı paraya satılmıyor, yüzde 50 zamlı satılıyor. Daha azına daha çok ödüyoruz ama çok daha fazlasını ödemeyelim diye malzemeden kısılıyor.

Boş baklava da öyle. İçinde hiçbir şey yok, malzemeden kısılıyor, daha ucuza getiriliyor. Yine de maliyeti düşürülmesine rağmen fiyatı artıyor, eskisiyle aynı kalamıyor.

Skimpflasyon mucizesi olan sahte lâhmacunla çakma baklavaya bakalım. Ağırlıkları, boyutları değiştirilmeden içerikleri değiştiriliyor. Birine kuzu kıyma yerine atık doku, diğerine fıstık yerine bezelye konuyor. Kalitesi düşürülerek çok daha ucuza mal ediliyorlar. Ancak ne ucuzlaması, fiyatları çıkmaya devam ediyor.

Z kuşağı bilmez, bizim gençliğimizde Ramazan pidesi bir başkaydı. Ne tadı ne rengi ne de kokusu, şimdikilere benziyordu. Üstüne çırpılmış yumurta sürülür, çörek otu ve susam dökülürdü.

Uzun zamandır eski Ramazan pidelerine hiçbir yerde rastlamıyorum, lüks iftar davetlerinde bile. Sordum soruşturdum, maliyetini karşılayacak fiyata satamayacakları için fırıncılar artık üretmiyormuş.

En masraftan kaçınmayan, üç-beş çörek otu döküyor üstüne, o kadar, daha kabadayısı yok.

Büyük usta Yaşar Kemal'in bir sözünü skimpflasyona uğratmanın yeridir.

Demirin tuncuna, insanın pirincine, boş Ramazan pidesinin de en tuzlusuna kaldık.

Bu başarıyı neye borçluyuz, derlerse ekonomik şahlanmalarımız sağ olsun.

NOT: Ekonomi güya iyiye gidiyor. Bugün dünden, bu yıl geçenkinden, her Ramazan bir öncekinden sözüm ona daha iyi. Ancak pidedeki shrinkflasyon trendi ne hikmetse kaç yıldır üst üste bozulmadan sürüyor.