Trump'ın Hürmüz hayâli meğer 40 yıllıkmış

Trump 40 yıl önce Hürmüz Boğazı'nı almaktan söz ediyorsa, bugünkü 'barış' söylemleri gerçekten ne kadar samimi?

Akif Beki
03.04.2026
29
Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Trump'ın sığ göründüğü konuşmalarının aslında planlı bir strateji olduğunu savunuyor ve 1988'deki bir röportajda Trump'ın İran'a karşı Hürmüz Boğazı'nı ele geçirme fikrini zaten ifade etmiş olmasını buna kanıt gösteriyor. Kızıl Ordu söylemleri ve NATO'ya sert tutumu, savaşı bitirmek değil uzatmak için olabilir iddiasını desteklemektedir; ancak 40 yıllık bir planın gerçekten yürütüldüğünü nasıl ispatlayabiliriz?

Cehaletine ve sığ aklına güvenerek Trump'ı değerlendirmemeyi, onun kasaba kurnazlığını fazla hafife almamayı, bunun fena yanıltıcı olacağını başından beri savunuyordum.

İngiliz The Economist dergisi de aynı hatayı yapıyor. Trump'la Çin Devlet Başkanı Cinping'i yerleştirdiği kapağına Napolyon'un ünlü sözünü yazmış: "Düşmanın hata yaparken asla müdahale etme".

Oysa 40 yıl önce başka bir İngiliz yayınına verdiği söyleşi ortaya çıktı. Trump, meğer daha emlak kralıyken İran'ı vurup Hürmüz'ü alma hayâlleri kuruyormuş. Yani Economist'e göre Cinping'in sandığı kadar da ne yaptığını bilmediği bir hata içinde debelenmiyor olabilir.

Anlaşma olmadan, Hürmüz açılmadan savaştan çekileceğini, İran'dan çok yakında ayrılmaya hazırlandığını mı söylüyor

Üstüne de Hürmüz Boğazı'ndan kendilerine petrol gelmediğini, kimin petrolü geçiyorsa onların sorunu olduğunu, kim istiyorsa gidip alması ya da açması gerektiğini, açılıp açılmamasıyla kendisinin ilgilenmediğini, umurunda bile olmadığını mı tekrarlıyor

Aynı sırada Tahran'daki yeni rejimin harika lideriyle ateşkese yaklaştıklarını, Hürmüz'ü açmaz ve anlaşmazlarsa İran'ı Taş Devri'ne döndürene dek vuracağını mı anlatıyor

O esnadaysa tüm ABD medyasını ayağa kaldırıp NATO'dan çekilme fikrini açıklayacağı bir ulusa sesleniş konuşmasına mı gündemi kilitliyor

Kendi yanında savaşa katılmayı reddettiği, 'bu benim savaşım değil' dediği için NATO'ya nefret kusacağını saat verip anons mu ediyor

Ve el altından, savaşı bitirdiğini ilan edeceği tarihi bir randevu olacakmış gibi hava mı yayıyor Tüm dünyayı çok büyük konuşma olacağı beklentisine mi sokuyor

Daha kuşku verici, daha şüphe uyandırıcı ne olabilir

Gerçekten savaşı bitirmeye hazırlanıyorduysa NATO'yu, Avrupa ülkelerini yanında savaşmaya zorlamak için böyle agresif niye bastırsın...

Bütün hırçınlığıyla, dibine dek çirkinleşme pahasına cepheyi genişletip savaşı büyütmeye çırpınıyor, nasıl bitirmek bu.

İran'ın yerinde kim olsa arkasından ne gelecek, kim bilir yine ne fırıldak çeviriyor, kesin bir katakulli peşinde diye acayip tedirgin olur, teyakkuz hâlini dörde katlar, büyüyen bir kaygıyla çok daha rahatsız ve diken üstünde geçirirdi geceyi.

Nitekim öyle de oldu; beylik laflarla o bildik teranelerini yineledi, Trump cephesinde yeni bir şey yoktu, savaşı bitirme değil uzatma, büyütme nutkuyla aksini bekleyenleri terse yatırdı, yani yine feyk attı.

Orası sürpriz değil, tipik Trump, her zamanki yanıltma taktikleri, Tahran çoktandır kanmıyor zaten aldatmacalarına.

Benim için asıl sürpriz, Hürmüz Boğazı'nı almayı 40 yıl önceden aklına birilerinin koyduğunu öğrenmek oldu.

PLAN BUYSA HARK'I ALMADAN DURUR MU