Tolstoy'un horozu dünya lideri olursa

Alın size asrın muamması: Trump o bulanık fotoğrafıyla ne diyor şimdi

Beyaz Saray, sosyal medyada gizemli paylaşımlar yapıyor. Başkan ve adamlarının bulanıklaştırılmış fotoğrafları, altına manalı müzik döşenmiş siyah ekranlar serisi...

"Bunlar çocukça eğleniyor" demeyin. Diken üstündeki dünya kriptoloji uzmanı kesildi, oturmuş, şifrelerini çözmeye ve anlam çıkarmaya uğraşıyor.

Yoksa önündeki kırmızı bir buton mu

Bir yandan İran'a yazılı ültimatomla bekleme süresini 10 gün daha uzatırken diğer yandan bulanık fotoğrafla geri sayımın başladığını mı şöylüyor

Her an İran'ın elektrik santrallerini vurabileceği mesajı mı

Ne yapacağını kendisinden başka kimsenin bilmediğini, sağının solunun belli olmayacağını mı anlatıyor

Yardımcısı Vance'in mozaiklenmiş fotoğrafıyla, savaşı istemediği için Tahran'ın ona güvendiğini ve görüşmelerin iyi gittiğini, diplomasiye bir şans daha verdiğini mi gösteriyor

Hazretin keyfine kalmış, eşref saatine bakar, işinize gelirse, ne anlarsanız...

Bir kare fotoğrafını muğlaklaştırarak küresel bir belirsizlik yaratabiliyor.

Milyonların canı, milyarlarca insanın hayatı etkilenirken kuralsız, keyfince oynuyor. Çünkü oynayabiliyor. Ele geçirdiği güç yetiyor buna.

Hitchcock'un korku sinemasında gibiyiz. Duvarlarda gezen bıçaklı el gölgesi yerine bir süper gücün tehditkâr silüetini izliyoruz. Gizem örtüsü altında her an bir cinayet daha işlenebilir.

Sahneler merak ve ürpertiyle peşine takıp sürüklüyor. Ama bu kez katilin kimliği, hedefleri sır değil. Esrarengiz olan eylemleri ve zamanlaması.

Herkesi dehşet içinde bırakıp onluk bir mesele yokmuş gibi gününü gün ediyor Trump.

Anlaşmayı yalvar yakar İran istiyor, kendisi çaresizlikten yalvarmıyormuş. Kızıyor aksini söyleyenlere.

Tahran yetkilileri ise görüştüklerini yalanlıyor. Sürüyü güden, kurdu görür. Trump'ın hayâl âleminde kendi kendine müzakere ettiğini, kimsenin kanmamasını, üçüncü kez aldatmayı planladığını tekrar edip duruyorlar.

Kendi çalıp kendi mi oynuyor, kendi kendine mi gelin güvey oluyor, o da belirsiz.

O öttüğü için güneşin doğduğunu zanneden Tolstoy'un horozuna örnek çok. Dünden bugüne hep vardılar.

Fakat Trump yerel bir örnek değil. Güneşi kendi etrafında dönüyor sanan egosantrik siyasetçinin, benmerkezci liderliğin zirvesi.

Onun gibisi gelmedi. Gücü bulunca kural tanımamanın, keyfi yönetimin nasıl bir felâket olduğunu dünya ölçeğinde gösterdi; küresel bir örnek.

Yerkürenin bir ucunda yaprak kımıldasa asıl hedef kendisi, tepkisi sınanıyor; oyunu o kadar büyük düşünen bir grandiyöz kafa.

Kendini ne mi sanıyor Yediden yetmişe tüm insanlık onun bekleme odasında ve gönlünce tutabilir kapıda. Öyle dev göründüğü bir aynanın karşısında tek adam şovları, şaklabanlıklarıyla vakit öldürüyor.

Her yenilgiyi kendine yoran, her zaferi kendi etrafında çark ettiren hezeyanlar savurmuyor mu Konu hep o, günün doğması da batması da onunla ilgilidir.

Güce zaafı olan, çıldırmayıp da ayartıcılığına nasıl dayansın Sonunda gölgesine bile diplomatik önem atfetmeye başladı işte. Roma İmparatoru olsa atını senatör yapmaya kalkardı.

Kendi gölgesini uluslararası aktör, sözünüyse BM kararı sayan bir şarlatan. Zannınca dünyanın derin bir oh çekip rahatlaması ona bağlı. Yine de önünde eğilsinler diye azap çektiriyor.