Geçen yıldı, kamuda tasarruf ve verimliliği artırma paketi açıklanmıştı.
Halkın kemerini kaç zaman önce sıkmaya başlayan iktidar, kamudaki israfı kesmeye ancak 2024 yazından itibaren bakabilecekti.
Yine de sevinmiştik. Nihayet sıra kamuya da geldi, diye.
Kamuda önlenmesi gereken bir israf ve yönetimde verimsizliğin kabulüydü.
İtibardan yani makam aracı ve odası gösterişinden, çoklu maaş saltanatından artık tasarruf edilecekti. Tasarruf olmaz, denmeyecekti.
Onu hatırlıyorsanız, Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek'in pakete koyduğu şu tedbiri de hatırlarsınız: Zorunlu haller dışında yeni kamu yatırım projesi alınmayacak, üç yıl boyunca taşıt alımı ve kiralanması durdurulacaktı.
Ne beklersiniz Aradan geçen bir yılda araç saltanatından ne kadar tasarruf edildiğinin iftiharla açıklanmasını.
İktidar olarak tasarruf tedbirlerinde bir başarınız varsa gururla paylaşmaz mısınız
Fakat hâle bakın, tersi oldu. Önceki gün Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, aslında makam aracında tasarrufa gerek olmadığını bize anlattı.
"Ekonomik kriz derinleşirken kamuda lüks araç kullanımı arttı, makam aracı sayısı 130 bine dayandı" iddiaları gerçeği yansıtmıyormuş.
Gerçeği ne yansıtıyor peki; tasarruf tedbirlerine rağmen son bir yılda hiç yeni araç alındı mı, kiralandı mı Sonuç ne oldu Oraya girilmiyor.
Kamu envanterindeki araçların sayısı 119 binlerdeyken bunların 2 binden azı makama tahsisli, gerisi hizmet aracıymış.
Niye kondu öyleyse pakete
İsraf yoksa neyi konuşuyoruz, Maliye Bakanlığı paketi hazırlarken gerçeği bilmiyor muydu, tasarrufa gerek yokmuş meğer.
Makam aracı saltanatına son verilecekti ya, işte o saltanat şimdi "dezenformasyon" oldu gitti.
Makam aracıyla çoklu ve ballı maaş saltanatlarına son verilecek, diye boşa sevinmişiz.
Maaşlara üst sınır konacak, araç alım ve kiralamaları kısıtlanacak, makam odaları yeni baştan döşenmeyecek, lüks ve şatafata para harcanmayacaktı. Nereden çıktıysa...
100 milyar lira tasarruf hedefleniyordu. Yama küçük, bütçedeki kara delikse büyük, kapatmaya yetmez diye eleştiriliyordu.