İktidar, kalite ve kalibresine lâyık bir muhalefet arayışından, CHP'yi yerli ve milli yapma uğraşlarından fırsat bulup nihâyet Terörsüz Türkiye'yi sona taşıyor.
Pazartesi günü AK Parti Sözcüsü Çelik'in açıklamalarından bunu anlamıştık. Karar vermişlerdi, orası sevindiriciydi.
Fakat şu tam anlaşılmıyordu...
PKK silah bırakmayı ve tüm illegal yapılarını kapatmayı tamamlayınca sıra yasal düzenlemeye gelecek, diyorlardı.
Silah bırakma tamamlanmış mıydı peki, güvenlik birimlerinden beklenen teyit gelmiş miydi ki sıra artık iktidarın atacağı karşı adımdaydı
DEM'li Buldan, yasal çerçevenin Meclis tatile girmeden çıkacağını umuyordu.
Sözcü Çelik, pazartesiden itibaren Terörsüz Türkiye'de yeni bir aşamaya geçtiklerini söylemişti. Yasal çerçeve ortaya çıkacak, ifadesini kullanmıştı. Tüm partilerden destek istiyordu.
Ancak açıklaması, belirsizlikleri gidereceğine artırmıştı.
Birincisi; Meclis'in kapanmasına fazla vakit kalmadı, yetiştirilebilecek miydi, bu hızla nasıl
İkincisi; henüz çıkarılacak yasa taslağını kamuoyu görmedi, diğer partiler görmedikleri bir taslağa destek çağrısına nasıl cevap verecekti
Üçüncüsü ise bu düzenleme, PKK'nın silah bırakma ve tüm illegal yapılarını tasfiye şartını tam karşılamasına kadar bekletilecekti. İktidarın ön şartıydı. Başından beri gerçekçi görülmüyordu ama adım sırası iktidara geldiğine göre karşılanmış olmalıydı.
Öyleyse kutlamak için ne duruyorduk, büyük haberdi, ilan etseler de çalsaydı davullar...
Uzun lâfın kısası, ortada ciddi bir karmaşa vardı.
Çünkü Çelik'in sözlerinden, hem gerekli tüm evrelerin tamamlandığı hem de tamamlanmasını sağlamak için çerçeve yasanın artık yapılacağı anlaşılıyordu.
Ertesi gün bir haber kanalına verdiği söyleşide Çelik, bu karmaşayı açıklığa kavuşturacağına kafaları daha da karıştırdı.
Çelik'in dediği; çerçeve yasa önden çıkacak ama silah bırakma ve örgütün tasfiyesinin tamamlanması şartıyla yürürlüğe girecek, o doğrulanana dek Cumhurbaşkanı'nın elinin altında onaya hazır tutulacak, gibi içinden çıkılmaz şeylerdi.
Yuvarlamadan, lâf kalabalığına boğmadan, esası karanlıkta bırakmadan şunu dümdüz anlatsalar da bilsek, diye geçirmiştim içimden.
Neyse ki dün Cumhurbaşkanı Erdoğan, tabloyu netleştirdi.
Üzerinde çalıştıkları yasal çerçeve, örgütün tasfiye sürecini hızlandıracakmış. Yani arkasından onu taçlandıracak bir düzenleme değil, ön açmayı amaçlıyor.
Önce silah bırakmanın tamamlanması şartından vazgeçilmiş olsa gerek.
Ayrıca yetiştirebildikleri kadarını Meclis kapanmadan yetiştireceklermiş.
Geriye zaman darlığını çözmek kalıyor. Taslak hâlâ paylaşılmamışken nasıl yetiştirilecek Desteğe çağrılan diğer partiler, ne ara okuyup değerlendirecek de sağlıklı bir karar verecekler
--------
KULAKLAR YENİ PARTİ HABERLERİNDE AMA
Kılıçdaroğlu'nun adı kayyuma çıktı bir kere, dokuzdan daha da inmez sekize. Üstünde konuşmaya değmeyecek, iktidara muavin bir muhalefet kayyumu olarak görülüyor.
Halk TV'de katıldığım son yayın maratonunun 5 saatlik reyting bilançosuna bu gözle baktım. CHP'deki krizle ilgili en çok ne merak ediliyor, ne dinleniyor diye.
Yayın, en yakın rakibinin 2 katından fazla izlenmişti. Reytingin fırladığı yerlerse yeni parti senaryolarının konuşulduğu saat dilimleriydi. İzlenme farkını asıl oralarda atıyordu.
Demek kulaklar, Özgür Özel'lerin kuracağı yeni parti haberlerinde. Lâf oraya gelince izleyiciler dikkat kesiliyor.

12