Narin davasında 'Haydar Abi' gölgesi

Akif Beki
Bugün
7

Diyarbakır Bağlar'ın Tavşantepe köyünde, 8 yaşındaki Narin Güran korkunç bir cinayete kurban gitmişti.
Mahkeme kararına rağmen cinayetin aydınlatılıp aydınlatılmadığı, gerçek fail hakkında adâletin yanıltılıp yanıltılmadığı, ailesinin haksız yere suçlanıp suçlanmadığı, yanlış kişilerin mi cezalandırıldığı hâlâ tartışılıyor.

O şüpheler yetmezmiş gibi, davanın üstüne bir de işkence iddialarının gölgesi düştü.

Güran ailesinin, jandarmada işkence gördükleri iddiasından söz ediyorum. Konuşturmak, suçlarını itiraf ettirmek için kendilerine karşı yumruk, tekme, sopa ve kerpetenle diş çekme yöntemlerine başvurulduğunu söylüyorlar.

Halk TV'den İsmail Saymaz'a anlattılar, o da üç gün önce yazdı.

İlk tepkim şuydu:

Şeffaf karakol projesi, işkence ve kötü muameleye sıfır tolerans, zanlıdan suç ispatına gitmeyi bırakıp suç delilinden suçluya gitme reformları güme mi gitti

Kat edilen onca mesafeden sonra geldiğimiz yer bu olmamalıydı. Narin'in ailesinin işkence iddiaları süratle açıklığa kavuşturulmalıydı.

Fakat henüz doğruluğunun araştırılıp sorumluları hakkında gereğinin yapılacağını bile duymuş değiliz.

Üstüne ciddiyetle gidileceği açıklandı da ben mi kaçırdım

İktidar yetkililerine nereden nereye geldiğimizi hatırlatmak isterim.

Gözaltındaki tanıdıklarını sormak için İstanbul Esenyurt polis karakoluna ayağıyla gelen ama sağ girip ölü çıkan Birol Yıldırım vakasında özetlemiştim.

2021'deydi, üstünden 5 yıl geçti. Buyurun, işkenceyle mücadelemizin kısa tarihine tekrar bakalım...

ŞEFFAF KARAKOLDA 'GÜZİN ABLA' DÖNEMİ

'Haydar Abi' kovulmuş, karakolda 'Güzin Abla' dönemine geçilmişti. Z kuşağı bilmez, sene 1998.
'Şeffaf Karakol' projemiz, dünya medyasında haber oluyordu.

Cam gibi içini gösteren, kamerayla gözetlenen, perdeleri de kapısı da 24 saat açık, gözaltına alınanlara suçlu muamelesi yapılmayan, güler yüzle dert dinlenen, sıcak duş imkanı bile sunulan karakol modası başlatılmıştı.

Üstüne AK Parti geldi, 2002'den itibaren bir 10 yıl boyunca 'işkence ve kötü muameleye sıfır tolerans' politikasıyla reformlar yaptı.

Caydırıcılığı arttırmak için birçok kanun değiştirildi.

İşkence suçlarında, AİHM tazminatlarının sorumlulara ödetilmesinin yolu açıldı.

Kolluk görevlilerinin bu suçtan soruşturulması mülki amirin iznine bağlıydı, kaldırıldı.

İşkence suçu, zaman aşımına tabi olmaktan çıkarıldı.

Hapis cezalarının paraya ve başka tedbirlere çevrilmesi yasaklandı.

İşkence suçları acil işlerden sayıldı, öncelikli olarak soruşturulacaklar arasına sokuldu.

Bu davalarda, duruşma aralarının 30 günü aşamayacağı kuralı kondu. Yargılamalar hızlandırıldı.

Ölüme sebebiyet verme halinde, işkenceciye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası getirildi.

Bırakın sıra dayağını, sopadan geçirmeyi...Karakolda fırça dahi çekilemeyecekti. Kötü muamele tarihe karışmıştı.

BAKAN ÇİFTÇİ'DEN BEKLENTİ YÜKSEK