Milletin değil kendi parasını çoğaltan siyasiler

Akif Beki
Bugün
8

Bakın, eski Türkiye'de bile nasıl oluyordu, Gazi Erçel olayını hatırlatayım size.

2001 ekonomik krizi patladığında Merkez Bankası Başkanı'ydı. Sabit kurdan dalgalı kura geçerken bankadaki parasını korumaya aldı, Türk lirasından dolara geçti. Parasını korumakla görevli olduğu milletse devalüasyona habersiz, hazırlıksız ve korumasız yakalandı.

Yanına mı kaldı Ortaya çıkmasıyla istifa etmesi bir hafta sürmedi. Yargılaması da hemen başladı. Görevi kötüye kullanmaktan suçlu bulundu ve ceza aldı.

Bahse konu para, 84 bin dolar civarıydı. İddianamede Erçel, dalgalı kura geçileceğini yakınlarına bildirmek ve menfaat sağlamalarına neden olmakla da suçlandı.

Bugünse görevi gereği sahip olduğu siyasi güç, nufuz ve bilgiyle parasını koruyanlardan değil, borsada milleti silkeleyerek astronomik çoğaltanlardan söz ediyoruz.

Fatma Betül Sayan Kaya dışında var mı bir siyasi istifa Peki ya denetleyici devlet kurumlarından bir sorumluluk istifası

AK Parti Ekonomi İşleri Başkanı Zeybekçi, fon vurguncularıyla karıştırılmamak için önden çıkıp kendisini ifşa etmişti. Yeni Parti'ye bırakmamıştı. Ben de fon mağduruyum, diyordu.

Zeybekçi fona ne koydu, ne aldı, ne kadarını skandal patlamadan çıkardı, içeride kalan parası ne, bilmiyoruz.

Ama borsa tokatçılarına para kaptıran sıradan mağdurlar gibi tepki verse de öyle olmadığını, fonlarda dönen dolaplardan haberdar olduğunu kendi beyanlarından biliyoruz.

Oysa Zeybekçi, üstlendiği görev gereği, diğer iktidar partisi yöneticileri gibi önce milletin parasını koruma sorumluluğu taşıyordu.

Siyasi güçleri, nüfuzları kendi paralarını korumak ve çoğaltmak için kullansınlar diye değildi.

Saadet zinciri dolandırıcılığından soruşturulan isimlerle kimi AK Parti yöneticilerinin içli dışlı olması, bazılarının yediğinin içtiğinin ayrı gitmemesi Yeni Şafak'çıların sorusunu haklı kılıyor: Korunanlar var mı Varsa koruyanlar kim

ALMAZA YATANLAR NEREYE KADAR SAKLANACAK

Fatma Betül Sayan Kaya'nın yalnız olmadığı açık. Teracı Erdin Özel'le yakınlığına münferit örnek, denilemez. Yıldıray Oğur Karar'da fotoromanını yazdı.

Yeni Parti ve Özgür Özel de peşini bırakacağa benzemiyor.

Dolayısıyla devlet sanki siyasi iktidardan ayrı calışan bir yapıymış, alâkaları yokmuş gibi davranamazlar. 'Denetim ihmalini biz yapmadık, devlet ve kurumları yaptı, sorumlusu göz yuman bürokratlar; CIA ile MOSSAD bize seçim darbesi tertipledi, asıl hedef ve mağdur yine biziz, yine gafil avlandık' teraneleri kurtarmaz.

Borsa İstanbul'la SPK sorumlu tutulup istifaya çağrılırken adı karışan iktidar partisi yöneticileri hiç üstlerine alınmıyor.

Fatma Betül Sayan Kaya görevden affını isteyip kabul edilince, borsadan topladığı parsayı iade edince bitti mi Biter sanmasınlar.

Adâlet Bakanı Gürlek, TMSF'nin gönüllü iade hesabına 5 kişinin haksız kazancı geri ödediğini ama haklarındaki dosyanın ve soruşturmanın kapanacağı anlamına gelmediğini, iki katını yatıranlara en fazla etkin pişmanlıktan yararlanarak ceza indirimleri uygulanabileceğini bildiriyor.