Köprü gelirleri ekonomik bağımsızlık için mi satılacak

Akif Beki
Bugün
21

Bazı otoyollarla İstanbul'daki iki boğaz köprüsünün işletmesi özelleştirilecek, karar çıktı.

Biri 70'lerde Demirel'in, diğeri 80'lerde Özal'ın vizyonu ve milletin parasıyla yapılmış köprüler bunlar.

30 yıllık gelirlerinin diyelim, yarısını peşin almak karşılığında gerisi özel şirketlere bırakıldı.

Ekonomimiz şahlanmış, Türkiye Yüzyılı başlamıştı. İşimiz Almanya'dan güzeldi.

Eldekini avuçtakini satıyor, görüntüsü bununla uyumlu değil.

İktidarın başarı anlatısını bozacak, göze çok batacak, AK Parti'den önce de taş üstüne taş konduğunu hatırlatacak, paraya sıkışmış gösterecek sembolik bir özelleştirme bu.

5-10 milyar dolara o kadar mı âcil ihtiyacımız var, hazıra dağ mı dayanır, hem bütçedeki kara deliğin yanında çok küçük kalır bu yama filan dedirtir.

Muhalefetin diline düşmeye bile değmez, atılacak taşla ürkütülecek kurbağa arasında hiçbir orantı yok. Bildiğimiz AK Parti imajına düşkündür, bundan kaçınırdı.

Bir terslik var, başka bir açıklaması olmalı.

Oysa ekonomistler, kaynak ihtiyacı ve arayışından başka bir açıklamasını bulamıyor.

Nakit ineği, altın yumurtlayan tavuk benzetmeleriyle tanımlanan köprü ve otoyollardan söz ediyoruz.

Yeni Parti'li Deniz Yavuzyılmaz'la Kerim Rota'yı, İYİ Parti'li Burak Dalgın'ı dinliyorum. Soruyor, sorduruyorlar...

Kim alacaksa ballı bir kazanç sağmak için alacaktır ama millet ne kazanacak Gelecekteki garantili gişe hâsılatını bugünden nakde çevirmek uğruna yarıdan fazlasını terk etmenin neresinde milli çıkar

Sakıncaları sayılabiliyor da faydalarını anlatamıyor kimse.

İlk işaretini daha kasım 2023'te Mehmet Şimşek vermiş, ben de "ekonomik bağımsızlık böyle mi kazanılıyordu" başlığıyla irdelemiştim.

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, yurt dışında yoğun kaynak arayışlarına mola vererek Meclis'e gelmişti. Plan ve Bütçe Komisyonunda soruları cevaplarken de haberi müjdeledi.

Anadolu Ajansına göre; "şu an için özelleştirme kapsamında Elektrik Üretim A.Ş'ye ait bazı HES'lerin, bazı limanların, otoyol ve köprülerin" olduğunu anlatan Şimşek, 'özelleştirme kapsamına yeni alınması planlanan herhangi bir varlık söz konusu değil" demişti.

Sırada özelleştirilmeyi bekleyen o köprülerle otoyolların hangileri olduğu artık netleşti.

Dış güçlere karşı ekonomik bağımsızlık savaşı veriyoruz diye kuru ekmekle soğana talim ettirilen halk sevinsin mi şimdi

Ekonomiyi düze çıkarmak için kötüleşmenin sebeplerini düzelteceğine sonuçlarıyla mücadele eden günü kurtarma anlayışı, gözünü köprülere dikti.

Necip Fazıl'ın "ağlayın, su yükselsin/ belki kurtulur gemi" çağrısı bile daha gerçekçi kalır bunun yanında.

Zaten Berlin, Paris, Londra, New York bankerlerini kapı kapı dolaşarak dış güçlere karşı nasıl bağımsızlık mücadelesi verilebilirdi ki

Körfez'de borç para bulma turlarına çıkarak, Suud'la Katar ve Emirlikler'den emanet paralarla Türkiye Yüzyılı ne kadar başlatılabiliyorsa ekonomik bağımsızlık mücadelesi de ancak o kadar kazanılabiliyor işte.