İktidarın bu sekizinci Mazeretsizlik Bayramı

Akif Beki
Bugün
13

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 9 Temmuz'u Mazeretsizlik Bayramı ilan etse yeridir.

Çünkü 9 Temmuz 2018 öyle bir milattı. Cumhurbaşkanlığı Sistemi, Erdoğan'ın Meclis'te ettiği yeminle başlamıştı.

Mazeret çağının sonu demekti, siyasi iktidarlar için yeni bir çağ başlıyordu.

Erdoğan, mazeretsizlik çağının başlangıcını şöyle duyurmuştu:

"Ne bizim ne de bizden sonra gelecek olan cumhurbaşkanlarının yürütme görevi konusundaki aksaklıklar, eksikliklerde milletimize karşı öne sürebilecekleri bahaneleri kalmamıştır."

"Bakın kesin olarak söylüyorum, bu kardeşinize yetkiyi verin; faizle, şunla bunla nasıl mücadele edilir görün" çağrısına icabetle ne yetki istendiyse millet vermişti.

Bütün yetkiler tek elde toplanmıştı, çok başlılıktan tek başlı kişi hükümeti modeline geçilmişti, artık iktidar için başarmaktan başka seçenek kalmamıştı, mazerete yer yoktu.

Üstüne basa basa bir daha söylemişti Cumhurbaşkanı:

"Görev ve yetkiler konusunda hiçbir mazerete sığınma hakkımız bulunmuyor. Milletimize verdiğimiz sözleri yerine getirmek için gece gündüz çalışacağız."

İşte o yüzden Mazeretsizlik Bayramı ilan edilse yeri. Ve dün 8. yıl dönümüydü. Kutlu olsun.

Yalnız; doların, faizin, enflasyonun, işsizliğin durumu ortada. Hepsi daha kötüye gitti. Pek kutlanacak hâlde görünmüyorlar.

Daha 3. yıl dönümünde Erdoğan, AK Parti il başkanlarına şu propagandayı emanet edecekti:

"Ülkemize diz çöktürme gayretleri sona ermedi. Terörle Türkiye'yi rayından çıkaramayanların yeni hedefi, ekonomimiz oldu.

Operasyonlarla döviz kurunu hareketlendirerek ülkemizi ekonomik krizlerin altında ezmek için defalarca atağa kalktılar..."

Dış güç bu, Mazeretsizlik Bayramı'ndan anlamıyor, eli boş durur mu

Ekonomideki kötüleşme devam etti, mazeretler de değişmedi.

Fakat nankörlüğün lüzumu yok mu yine Bunun sebebi kötü yönetim, sorumlusu da iktidar değil mi hâlâ

Sonraki yıl dönümüne belki düzelirdi, henüz umudu kesmemişti millet.

Daha iyisini iktidar tam başaracaktı ki lanet olası dış güçler yine bırakmadı, diye 2023'te sisteme yine oy verildi. Kısmetse şahlanmamız artık 2023'ten sonrayaydı.

Şimdi 2026'dayız. Fakat geçen 3 yılın karnesi de yıldızlı pekiyilerle dolu değil.

Tek başlılık sisteminin iki ana vaadinden biri, hızlı karar almaktı. Oysa emekliye maaş zammında, depremzedeye yetişmekte o hızı gösteremedi.

İkinci vaadine gelince o da iktidar üstündeki Meclis ve yargı denetimini güçlendirerek kuvvetler ayrılığını pekiştirmekti. Ancak başından beri henüz bu vaadin yanına bile yaklaştığı görülmedi.