Hukuksuzluğun cezasını hakimle savcı böyle ödesin

Akif Beki
Bugün
14

Haksız tutuklama kararlarının tazminatını Hazine ödüyor, o da biz vatandaşların vergisinden çıkıyordu. 10 yıldır her fırsatta yazıyordum, hukuksuz kararı bile bile kim verdiyse o ödesin diye.

Başka türlü düzelmez, hakim ve savcılar görevlerini kötüye kullanacaklarsa iki kez düşünmezlerdi. Cezasının onlara döneceğini, yanlarına kalmayacağını göstermeden dikkatleri nasıl çekilecekti

Sabah gazetesinin haberiymiş, ben dün T24 alıntısında okudum. Meğer HSK, son 8 ayda emsal oluşturacak iki karar almış. Şu başlıkla duyuruyorlardı:

"Balyoz kararı: Ödenen tazminat nedeniyle oluşan kamu zararı, FETÖ mensubu eski hakim ve savcılardan alınacak."

HSK 2. Dairesi, FETÖ irtibatlı 23 eski hakim ve savcı hakkında rücu süreci işletilmesine hükmetmiş.

Yani verdikleri haksız tutuklamalardan dolayı devlete ödetilen tazminat cezaları onlardan tahsil edilecek. Milyonlarca lira demek, arkası da gelecek.

2. Daire'yi kutlarım...

Geç bile kalındı. Kumpas davasını hakimle savcı kuracak, hukuku kirli ve karanlık ajandalara onlar âlet edecek, masum insanları haksız yere onlar hapse gönderecek, mağdurlar açtıkları davaları kazanırsa da maddi tazminatını biz ödeyeceğiz, onların cebinden çıkmayacak. Olacak şey değildi.

Haberde tazminatın hakimle savcıya döndürülmesi için, ilgili kanundaki "görevi kötüye kullanmaktan kesinleşmiş mahkumiyet" şartının da aranmayacağından söz ediliyordu.

Hatırlarsanız, en son 3 hafta önce yine gündeme getirmiştim.

AYM Başkanı Özkaya, son kuruluş yıl dönümlerinde hakim ve savcıları Allah'ın huzuruna kul hakkıyla gitmemeleri için uyarmıştı. "Haram helâl ver Allah'ım/ bu kulun yer Allah'ım" anlayışıyla hul hakkına girmekten korkmaya çağırıyordu.

Demiştim ki...

Oysa hakkımız; devlet gücünü kullananların Allah korkusuna, âhirete imanına yani mahşere kalmasın diye bulunmuş bir çare var. Adına hukukun üstünlüğü, deniyor. Ama iktidara da yargıya da üstünlüğü.

Yoksa Allah'a ve hesap gününe gerçekten inanmayanlardan bizi ne koruyacak

Kuru vaazla adâlet sağlanamıyor, keşke sağlanabilse...

Hakimler, faturasının kendilerine döneceğini bilmedikçe haksız tutuklama kararlarından cayar mı

Savcılar, tutuklu yargılama mağdurlarına karşı bir cezai sorumluluk taşımıyorsa onları keyfi uygulamalardan ne alıkoyacak

Devleti yönetenler 'haksız kararın tazminatı benden, sen elini rahat tut' diyorsa yargıya yanlış mesajdır, duayla ve vaazla düzelmez.

Süreç şöyle işliyordu...

Dava Adalet Bakanlığına açılıyor, cezaya Hazine çarptırılıyor. Parası sizin, benim cebimizden çıkıyor.

Ceza hakim ve savcıya döndürülmedikçe âdil bir ödeşmeden söz edilebilir miydi

Tazminatını Hazine ödeyecekse yanlış kararları verenleri bir daha düşünmeye ne zorlayacaktı

Görevi kötüye kullanma dahil, haksız tutuklamalardan bizi ne dua koruyabilirdi ne de vaaz.

İşte böyle, tazminat cezası onlardan alınsın. Hatta bu karar, serlevha gibi asılsın adliyelere. Belki bir daha haksız tutuklamayı aklından geçirecekler ona bakıp iyi düşünür, elleri kolay gitmez.