Gerçi Rusya Dısişleri Bakanı Lavrov, Grönland'in ne iç işlerine karışmaya ne de ele geçirmeye çalıştıklarını söyledi.
Ama ABD Başkanı Trump'a göre Ruslar, Grönland'i Çinliler kadar istiyor. Eğer oraya Amerikan bayrağı dikmezlerse de "dünya barışı tehlikede".
Trump'ın mantığına bakarsanız Türkiye'nin güvenliği bile Grönland'den başlıyor. Grönland düşerse İstanbul da düşer, demediği kaldı.
Tek tek saymasına gerek var mı Sadece ABD'nin değil, Avrupa'nın da değil, Batı'dan Doğu'ya dünyadaki tüm ülkelerin topyekün milli güvenliğini Grönland'in kaderine bağladı.
Nobel Barış Ödülü başkasına verildiği için küsmüştü, Trump dünya barışıyla artık o kadar ilgilenmiyordu. Yine de dünyanın güvenliği için endişelenmekten kendini alıkoyamaması göz yaşartıcı.
Bu durumda 57 bin nüfuslu Grönland düştüğünde ne Kudüs ne Gazze ne Riyad kurtulabilir. Berlin'e, Londra'ya, Paris'e, Tokyo'ya kadar hepsi düşer.
Macron, nesini anlamıyorsa Trump'a WhatsApp mesajında Grönland ısrarını anlamadığını yazmış. Vizyonsuzluğunu açık etmiş, ne var anlamayacak.
Bize sorsun. İstanbul'un güvenliğinin Gazze'den, Ankara'nın güvenliğinin Şam'dan başladığını ezberledik. Dün yine söylendi, kaderlerimiz birbirinden ayrı değil.
MHP lideri Bahçeli, son Meclis grup konuşmasında Ankara'nın güvenliğini Şam'dan başlatmakta haklıydı. Trump'ın Grönland argümanından çok daha makul ve gerçekçi üstelik.
Yalnız, Trump'ın uydurduğu bir tez değil bu. Soğuk Savaş sonrası yeni güvenlik konsepti arayışlarının temelinde yer alıyordu.
"Herkesin güvende olmadığı bir dünyada kimse güvende olamaz" sözü, bir ara "dünya beşten büyüktür" sloganından daha popülerdi.
"Hepimiz güvende olana kadar hiçbirimiz güvende değiliz" versiyonlarına da rastlardınız.
ŞAM'IN GÜVENLİĞİ HASEKE'DEN BAŞLIYORSA
Eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ı hatırlayın. Dünya düzenini küreselci bir güvenlik anlayışına oturtmaya uğraşıyordu. O yüzden kullanmayı sevdiği bir argümandı.
Özellikle terörizmle mücadelede Annan'ın çokça başvurduğu, onunla özdeşleşmiş bir çağrıdır. Şöyle ifade ediyordu:
"Günümüz dünyasında, herkes güvende olmadıkça hiç kimse tam anlamıyla güvende olamaz."
Dünya Sağlık Örgütünün Etiyopyalı Başkanı Ghebreyesus da Covid 19 salgınında, aşı adaletsizliğini niye gidermek gerektiğini şu argümanla anlatmamış mıydı:
"Herkes güvende olana kadar, hiç kimse güvende değildir."
Boş argüman değil, altı dolu. Popülist siyasetçiler istismar etse, Trump kötüye kullansa dahi var bir aslı, yabana atmamalı.

6