Gökçek'ten Üsküdar'a: Soruşturmalar neden siyasi görülüyor

Akif Beki
Bugün
13

AK Parti'nin eski Ankara Büyükşehir Başkanı Gökçek dün savcılıktaydı, şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Almanya'dan mülk almaya uzanan derenin suyunun nereden geldiğiyle ilgili iddialar üzerine, sürpriz bir soruşturma açılmıştı.

Bırakın muhalifleri, kimi iktidar borazanları bile altında hukuki değil, siyasi gerekçe ve motivasyon arıyor.

Yargı İmamoğlu'na da, muhalefet belediyelerine de, Gökçek gibi kendilerinden bir isme de dokunsa, parti ayırmasa da değişmiyor. Hem iktidar hem muhalefet mahfillerinde peşinen siyasi gözle bakılıyor.

Nedenini hukuken açıklamak yerine siyaseten açıklamak nereden geliyor hemen herkesin aklına

Melih Gökçek'e Alman istihbaratının operasyon çektiğini, düğmeye dış güçlerin bastığını ima eden iktidar neferi dahi gördük.

Sanırsınız Gökçek ailesi, Almanya'yı acı vatan belleyip memlekete dönmek için gün sayan gurbetçi.

Gerçekteyse Gökçekler, Almanya'yı tatlı vatan sayıp mülk ve vatandaşlık almaya giriştiklerini reddetmiyor. Oğlu ve gelini, memlekette nasıl kazandıkları belirsiz para ve hayatı Almanya'ya taşıma girişimleriyle suçlanıyor.

Alman istihbaratı niye rahatsız olsun ki bundan Gelmelerinden memnuniyet duyar, bundan yargılanmalarına üzülürler.

Türkiye'de işimiz Almanya'dan güzel değilmiş. Melih Gökçek aksini yayıyordu ama doğruladığı eylemleri, kendi söylemini yalanlıyor.

Almanya'nın bizim şahlanışımızı kıskandığı propagandasını, o propagandanın en sevimsiz, en antipatik savunucularından biri inkâr edip çürütmüşse Hans'la George sevinmez mi

Yine de iktidar fedâileri, Gökçek'e soruşturmayı siyasi nedenle açıklamaya kalkıyor ve başka türlü anlamlandıramıyorlarsa muhaliflere böyle şeyleri nereden çıkardıkları artık sorulmaz.

Yargı bir yolsuzluk operasyonu yaptığında, çoğunluk durup dururken hukuk yerine siyasetle bağlantılı düşünmüyor.

2017'de diğer AK Parti büyükşehir belediye başkanlarıyla birlikte Gökçek de zorla istifa ettirilmişti.

'Yanlış yapanları ve yorulanları kenara kor, yola öyle devam ederiz' denmişti. Yorulanlara bunu yapabilirdiniz ama yanlışa bulaşanların cezası kenara koyup yola devam etmek miydi

Yolsuzluk ve FETÖ'cülük ithamlarıyla zan altında bırakılan başkanlara o gün yargılanma ve suçsuzlarsa aklanma fırsatı tanınmadı.

AK Parti'li Arınç, 2015'te Hükümet Sözcüsüyken kendi başkanlarını Ankara'yı parsel parsel FETÖ'ye satmakla suçladığında da hesabı yargıda Gökçek'ten sorulmadı.

2019'dan sonra CHP'li yeni Başkan Mansur Yavaş'ın, Gökçek'le ilgili yolsuzluk suç duyurularının üzerine yine baştan gidilmedi.

Gereği vaktinde yapılsa neden şimdi, diye zamanlamasında siyasi hesap, kurgu ve planlama gözetildiğinden şüphelenilir miydi

YARGIYA YARIYOR MU Kİ İKTİDARA YARASIN

Yolsuzlukla değil, muhalefetle mücadele edildiği algısı da buradan çıkıyor.

Üsküdarlılar, başkanlığı sandıkta AK Parti'den alıp CHP'ye vermişlerdi.

Yargı, sandık sonuçlarıyla değil yolsuzlukla mücadele ederken görünüşte AK Parti yararlanıyor. Sandıkta kaybedip sandıksız geri aldığı belediyeler arasına Üsküdar'ı da katmak için var gücüyle yükleniyor.

CHP'li Başkan Sinem Dedetaş tutuklandığı için, geçen ay belediye meclisinde başkanvekili seçimi yapılmış ve 4. turda CHP adayı kazanmıştı.

AK Parti İl Başkanı Özdemir, bir tiyatro oynanarak gasp edilenin kendi oyları olduğunu anlatmıştı. 'Koşun, burada milli iradeye çökülüyor' feryâdı basıyorlardı.