"Kur'an kursu öğrencileri Manifest'i istedi, AKP'li başkan ne diyeceğini bilemedi" haberlerini görmüşsünüzdür. Ağustosun ilk haftasındaydı.
Şöyle anlatılıyordu...
Sakarya Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı, Kuzuluk Elmalı Camii'nde yaz Kur'an kursunu ziyarete gitmiş. Çocuklar da Başkan'dan müzik grubu Manifest'i Karasu'ya getirmesini istemiş. "Manifest'i çağıracaksınız değil mi" demişler.
Kur'an kursu çocuklarından bu beklenmedik istek de Başkan'a şaşkınlık geçirtmiş, ne diyeceğini bilememiş.
Çocukların, gençlerin ilgilerini yasakla, baskıyla, dayatmayla şekillendirmek mümkün olsa böyle bir sürpriz yaşanmayacaktı.
Dün ise Mabel Matiz, bu kez Ha Leylim şarkısının sözleri ve klibine açılan müstehcenlik soruşturmasında ifade verdi, yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakıldı.
Mabel Matiz, daha geçen yıl Perperişan şarkısı ve klibine aynı suçlamadan beraat etmişti.
O zaman söylemiştim, yine söylüyorum; yasaklamakla çözülmüyor. Örnek mi Bakın, Kur'an kursunda Manifest sürprizi.
Cinsel teşhircilik ve hayâsızlıktan yargılayıp hapis cezası vermek işe yaramamış, muhafazakâr aile çocukları arasında bile popülerler demek, gruba ilgiliyi durdurmamış.
Çocukları, gençleri zorbalık, kötü alışkanlık, ahlâki dejenerasyon, kültürel yozlaşma furyalarından korumak için hemen yasakçılığa başvurulmasını her seferinde eleştirdim.
Biz müziği, sahne şovlarını, dijital platformları sansür poşetine sokmayı tartışırken bir de baktık ki, arabesk rap diye bir müzik türemiş, korumaya çalıştığımız gençleri peşine takıp yeni nesil suç çetelerinin ağına sürüklüyor.
Şiddet salgınları, yozlaşma modaları yasaklamakla bitse nerede yanlış yaptığımızı sorduran örnekler çoğalmazdı.
Kültür, sanat politikalarıyla gençleri neye özendirdiğinize aldırmaz, karşıtınıza kabahat saydığınızı taraftarınıza hak görür, bizden-onlardan kriteriyle tartıp ona göre değer biçer, yanlış ödül-ceza siyasetiyle çocukların karşısına hangi rol modelleri çıkardığınızı düşünmez, kimi destekleyerek neyi teşvik ettiğinize odaklanmazsanız...
Siber polis de sosyal medyada muhalif paylaşım kovalamaktan dijital platformlarda çocuk istismarını, suç tuzaklarını izlemeye fırsat bulamazsa...
Polis, savcı tedbirleriyle önünü almaya çalıştığınız kültürel bozulmaları kendi elinizle nasıl normalleştirdiğinizi fark edemezseniz...
Bu sığ kısır döngüde çırpınır dururuz böyle.
Canımız her yandığında bir dijital platform kapatarak, dizi ve film sahnelerini karartarak... Canımızı her sıktıklarında şarkıcılarla komedyenleri mahkemeye çekip cezalandırarak... Rahatsız olduklarımızı tek tek yasaklayarak kültürel ve ahlâki gidişat düzeltilebilir mi Sokakları güvenli tutmak yerine çocukları, gençleri eve kapatmaktan farksız.

19