Esra Erol 'yerli milli' diye mi cezalandırılıyor

Akif Beki
Bugün
17

Bundan 6 sene önce 2020'de, yine bir babalık testi yayınından dolayı Esra Erol'un ATV'deki programına ceza istenmişti.

RTÜK'ün o zaman ceza kestiği bilgisine rastlayamadım.

Ama RTÜK tınmasa da tepkiler dinmiyordu, infial uyandırmıştı. ATV'nin, o programı niye kaldırmadığı sorgulanıyordu.

Sabah Grubu ve destekçileri ise programı savunuyor ve yerli, milli oldukları için saldırıya uğradıklarını söylüyordu.

Eleştirenlerin 'yerli, milli medya böyle mi olur' diye terslediği bir savunmaydı.

6 yıl sonra bu kez RTÜK, Esra Erol'un benzer bir yayınına 8 milyon lira para cezası kesti.

ATV'yi programa son vermeye çağıran tepkiler yine alevlendi. Fakat savunmada değişen bir şey yok, aynı terânelerle programın arkasında durmaya devam ediliyor.

Bir çocuğun babasının kim olduğuna ilişkin DNA testi yayınından bile dilleri yanmamış, hiç ders almamışlar ki aynı şeyi tekrardan çekinmiyorlar.

RTÜK, 'yeter' demek zorunda kaldı. "Çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlâki gelişimlerine zarar verebilecek" nitelikte buldu ve kanala yüzde 1 oranında idari para cezası verdi.

A Haber, Sabah ve Takvim gazeteleri karşı atakta. Yerli, milli oldukları için cezalandırıldıklarını iddia ediyorlar.

RTÜK cezalarının "milli duruş sergileyen medya kuruluşları üzerinde baskı aracı olarak kullanıldığını" dahi yazabildiler.

6 yıl önceki tartışmada, bir Takvim yazarının başkanlık ettiği Medya Derneği de devreye girmişti.

Medya Derneği, ATV'ye sahip çıkmış ve kirli reyting avcılığı suçlamalarına çok özgürlükçü bir yorumla karşı durmuştu.

Derneğin ATV'ye destek açıklaması, tam bir ileri demokrasi manifestosuydu. Yoz ilişkileri teşhir eden reality show'ların toplumun gerçeğini yansıttığını, toplumda olmayan bir şeyi ekrana taşımadıklarını, ne kadar rahatsız edici olsa da gazeteciliğin bunu gerektirdiğini, televizyon ve gazetelerin en şaşırtıcı, sarsıcı hatta dehşete düşürücü konuları işleyebileceğini, bundan dolayı suçlanamayacaklarını, asıl suçun onları hedef göstermek ve yayından kaldırılmalarını istemek olduğunu anlatmışlardı.

Demeye getiriyorlardı ki; Esra Erol'un şovları toplumun ahlâkını bozmuyor, var olan ahlâksızlığı sergiliyor, o da medya özgürlüğüne girer...

Sanırım bunları iktidara, RTÜK'e ve yayın yasağı kararları veren yargıya söylüyorlardı.

Medya Derneği'nin o ATV müdafaasını bugün de al, çervelet, serlevha olarak RTÜK'ün, İletişim Başkanlığının, Dezenformasyonla Mücadele Merkezinin kapısına as. Öyle özgürlükçü yaklaşmışlardı.