Trump, yenilir yutulur olmayan demir leblebilerini yağla balla ikrama çalışıyor.
Aliyev'in diliyse acı ve sert. Eyvallah etmeden uyarıyor, hatta tersliyor.
Biri tatlı, biri tatsız. Fakat ikisinin de yutulması, hazmı AK Parti iktidarı için aynı derecede zor.
Şimdilik Trump'ı duymazdan gelerek, Aliyev'i alttan alarak idare ediyor iktidar. Ama nereye kadar
Ağzından çıkanı kulağı duymayan ABD Başkanı'nın son zevzekliği, Yemen'deki Husilere askeri müdahaleyle ilgiliydi. Türkiye'nin Suudilere katılmasını isteyecek mi, diye soruldu.
Cevabı yine hadsiz ve saygısızcaydı. Şu densizliğe bakın, edilecek lâf mı:
"Bunu yapabilirim. Erdoğan benim çok iyi bir dostum. Türkiye Cumhurbaşkanı'na büyük saygı duyuyorum. Kendisinden istersem yapacağını düşünüyorum."
Trump, aynı sırada başörtülü Müslüman Kongre üyesi Ilhan Omar'ın evini federallere bastırıyordu. Demokratların Müslüman senatör adayı Abdul El-Sayed'i de aklı sıra "Muhammed El-Sayed" diyerek aşağıladığını sanıp, "cihatçı, terör destekçisi" suçlamalarıyla hedefe koyuyor.
Yukarısı bıyık, aşağısı sakal...
Muhammed adı karikatürde böyle geçirilse Peygamberimiz Hz. Muhammed'e saldırı sayarken Trump yapınca kusala hakaret ve alay var, dinimize dil uzatılıyor, başörtüsüne saldırıdır diye ortalık inletilemiyor.
İslam, Müslüman göçmen ve başörtüsü düşmanlığının dik alâsı dostumuz Trump'ta değil sanki.
İlkinde 'lâfını, yerini bil' dense ayarsız herif tepemize böyle çıkamayacaktı.
Dış politikada ucuz popülizmden uzak durulsa Trump'a gösterilen müsamaha ve anlayış bu kadar sırıtmayacaktı.
ALİYEV'İ AK PARTİ'YE KARŞI DOLDURAN ŞEY NE
Cumhurbaşkanı Aliyev'le ilişkilerin son durumu ayrı bir sıkıntıya işaret.
Azerbaycan-İsrail dostluğunun her şeye rağmen hız kesmeden sürmesine aldırılmıyordu. Ancak başörtüsü yasağı, iktidar tabanında Aliyev'i savunmayı zorlaştırdı.
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Usta ile Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral bile sessiz kalamadı.
Tepkileri ölçülü, dostane, saygı ve sevgi dolu. Yanlıştan dönülsün, diyorlar.
Başörtüsü yasağı Fransa'da olunca Haç ile Hilâl'in kutsal savaşına yoran AK Parti'liler, kardeş Azerbaycan'ı bundan çok ayrı tutuyor.
Yalnız, karşı tarafta da bardak taşıyor ki o kadarını dahi kaldıramadılar.
Okullarda öğretmen ve öğrencilere başörtü yasağı getiren Aliyev, Ankara'ya karşı içten içe dolmuş görünüyor.
Kimin aklına gelirdi oysa; Aliyev bir sabah kalktı ve şöyle çıkıştı:
Bir: "Karabağ savaşında yardıma ihtiyaç duyduğumuzda kimse yardım etmedi. Bütün silahları dünya fiyatından, son mermiye kadar parasıyla aldık".
İki: "Herkes yerini bilsin, bizim işlerimize karışmasın, yaşam tarzımıza burnunu sokmasın ve bize yol göstermesin."

18