"El mi yaman bey mi yaman"lı günler

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın CHP'de olan bitenle ilgilendiği açık. "Bizimle zerre miskal ilgisi yok, birbirini yiyorlar" gibi okumayı tercih ediyor.

Ancak Külliye mutfağında epey bir zamandır her konunun müstakbel Cumhurbaşkanlığı seçimine odaklı olduğunda kuşku yok.

Başdanışman Mehmet Uçum "Garanti" gibi bakıyor ama siyasette hiçbir şeyin garanti olmadığı da bilinir.

Muhtemel rakibin CHP'den çıkacağı var sayılıyorsa, mümkünse CHP'nin kolunun kanadıının kırılması işe yarar.

"Diploma iptali"nden başladı operasyon. Belli ki yeterli görülmedi bir de ucu casusluğa varacak kadar bir bataklık yüklendi muhtemel adayın sırtına.

CHP onu "Cumhurbaşkanı adayı" göstermeseydi, üzerine bunca çullanılır mıydı

O en azından bir süre devre dışı.

Orada devreye Özgür Özel girdi. Bir yılı aşkın süredir Anadolu meydanlarında ter dökerek "Yargının siyasallaşması"nı ülke gündemi haline getirdi. Tuttu bu. "Özgür Özel" diye bir "liderlik aurası" oluştu siyaset meydanında.

Ayrıca İmamoğlu üzerindeki yargı ablukası da itirafçı – iftiracı salınımında, milyon dolarlık borsa iddialarıyla yer yer çöküntüler sergiliyordu.

Yere kapanmış bir rakip görüntüsü vermiyordu Özgür Özel damarı.

Orada devreye sokuldu Kılıçdaroğlu hırsı.

Parti bir "Yargı" kararıyla Özgür Özel'den alındı, Kılıçdaroğlu'na verildi.

Ana muhalefet partisi sanki birdenbire 2023 Kurultayı öncesine götürüldü. Kılıçdaroğlu genel başkan oldu yeniden. Ama Cumhurbaşkanlığında yenilmiş birisiydi o. Ve acayip olan şu ki, milletvekili de değildi.

Genel seçimlerden sonra bir kurultay yapılmış ve genel başkanlığı Özgür Özel'e kaybetmişti. Üstelik arada üç kere daha, birisi olağan ikisi olağanüstü kurultay yapılmış, Özgür Özel'in genel başkanlığı pekişmişti.

2026'da alınan bir yargı kararı bütün bu süreci siliyor, Kılıçdaroğlu'na taç giydiriyordu.

Kılıçdaroğlu yola İktidarın CHP yönetimine yönelik suçlamalarına sahiplenerek çıktı; sloganı "Arınma" idi. Partide kirlenmeler ve kirlenenler vardı, Kılıçdaroğlu onları ayıklayacaktı.

Ayıklamalar siyasette "giyotin" işleterek uygulanır. Sembolik anlamda rakibin bitirilmesi şeklinde...

Şu anda Kılıçdaroğlu giyotini işletiyor etrafında oluşan ikbal avcıları ile birlikte... "Şunun da kellesini alalım, şunun da, şunun da..."

Özgür Özel halka sığındı bu giyotin politikasına karşı...

Yol arkadaşlarına karşı gerçekleştirilen 18 -19 Mart operasyonundan sonra bir genel başkan olarak meydanlardaydı. Şimdi, sanki "Ankara'daki ittifak"a karşı sivil bir öfke halinde sokaklara inmiş durumda. Bank üzerinde, sandalye üzerinde, kamyonet kasasında, traktör römorkunda...

Bu yeni bir yol açış siyasette.

Kılıçdaroğlu'nun her hamlesi, kendisini azaltıyor, Özgür Özel'i çoğaltıyor. Onun için herkes Özgür Özel'i "Yeni parti" için zorlamaya başladı.