Amerika'da bir dâvâ var. İlhan Ömer dâvâsı. Arkasında Trump'ın bulunduğu bir dâvâ. İlhan Ömer Demokrat bir senatör. Filistin dâvâsını savunan Müslüman kadın bir siyasetçi. 44 yaşında. Somali kökenli. Trump onu sevmiyor. Doğum belgesine takmış. 44 yıl sonra onu iptal ettirmeye ve İlhan Ömer'i vatandaşlıktan çıkarmaya çalışıyor. Konu yargıda.
Sizce bizde neye benziyor bu dâvâ Biraz 30 yıl sonra birisinin üniversite diplomasını iptal ettirip meselâ Cumhurbaşkanı adayı olmasının önünü kesmeye benziyor mu
İlhan Ömer dâvâsı da devam ediyor bizdeki diploma dâvâsı da...
Tabii, bizdeki diploma dâvâsı bin küsur yıllık cezalarla her insanın siyasi hayatını bitirecek başka dâvâlar eklenerek devam ediyor.
Ben, yargı filmlerini çok severim. Sanık, avukat, savcı, mahkeme başkanı... Bir hukuki gerilim ortamı. O gerilimin içinden adaletin bulunmasını ilgi ile izlerim. ABD'de çekilen komutan - er – politikacı rollerinin işlendiği askeri yargı filmleri de çok ilginçtir.
1957 yapımı 12 Kızgın Adam bir klasiktir. İdamla yargılanan bir genç için jüriyi ikna edecek mizansen hazırdır. Ama bir jüri üyesi (Henry Fonda) "şüphe" ifade eder. Öncesinde gencin suçu işlediğine kani olan 11 jüri üyesinin filmin sonunda nereye geldiğini işler film...
Bizde Pardon filmi vardır. Ferhan Şensoy, Zeki Alasya ve Bülent Kayabaş'ın başrolü paylaştıkları bir film. 2005 yapımı... İşlemedikleri bir suç yüzünden haksız yere hapse giren üç arkadaşın trajikomik hikayesini anlatır.
Necip Fazıl'ın filme çekilen, tiyatroda sergilenen Reis Bey'i de klasiktir bizde. Bir gence idam cezası veren Ağır Ceza Reisinin iç sancılarını anlatır.
Yargı'nın "Pardon dememesi" gerektiğini bizde bir politikacı, hatta Adalet Bakanı seslendirmiştir. Abdülhamit Gül, Ekim 2020'de katıldığı bir basın toplantısında, "Türk milleti adına karar veren yargı Türk milletine sırtını dönemez. Yargının 'pardon' deme lüksü yoktur" dedi.
Ekrem İmamoğlu dâvâsı 19 Mart 2025'te gözaltına alınıp tutuklandığından beri sürüyor. Hemen öncesinde, 18 Mart'ta da diploması iptal edilmişti İBB Başkanı'nın... 4 bin küsur sayfalık bir iddianame yazıldı, bin seneyi aşkın hapsi isteniyor. Suç, sonunda Cumhurbaşkanı olmak için örgüt kurmak, bunun için önce CHP'yi ele geçirmek, bunun için yolsuzluk, irtikap vs işlerine girişmek, bu arada casusluk yapmak... 13 dosya var İmamoğlu ile ilgili. Bu arada yeni açılanlar var.
Silivri sembol oldu İmamoğlu dâvâları için. Özel bir duruşma salonu yapıldı. İmamoğlu ile birlikte nerede ise tüm belediye çalışanları, bu arada aynı partiden başka belediye başkanları örgüt üyesi olarak tutuklu – tutuksuz yargılanıyor.
400 küsur sanıktan en son İmamoğlu'nun savunması gerçekleşti.
İmamoğlu ve başından beri meydanlarda suçsuz olduğu gerekçesiyle onu savunan Özgür Özel dâvânın TRT'den canlı yayınlanmasını istediler.
Değil mi ki Yargıçlar "Millet adına" hüküm verirlerdi, öyle ise neden dâvânın nasıl seyrettiğini millet bilmesindi
Milletin bilmesi, bir açıdan, Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul gibi 16 milyonluk sembol bir şehrin "Emini" olması, daha ötede de Cumhurbaşkanı adayı olması ile ilgiliydi.
Millet, kendisine hizmet etmek için yola çıkan bir ismin, üstelik yolsuzluk ve casusluk gibi ağır, belki millet hayatı için ciddi risk taşıyan suçlarla itham edilen bir ismin yargılanmasını, aklanmasını veya mahkûm olmasını izlemese miydi
İktidarın bir ortağı olarak Devlet Bahçeli "Neden olmasın" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan da, "Sayın Bahçeli böyle bir şey kullandıysa gayet güzel bir takdirdir, inşallah hayrolur"

13