Son hedef Türkiye

II. Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan düzen, ABD tarafından, sinsi ve acımasız yöntemlerle yıkılıyor. Artık hukuk, "güçlünün hukuku", kanun, "orman kanunu." Birçok ülkede vatandaşların malı, hakları hatta canı tehdit; devletlerin tüm varlıkları, daha güçlü devletlerin pervasız saldırısı altında.

DESPOT YÖNETİMLER, HAYDUT DEVLETLER

Bu kötü gidişin sorumluları, ortaçağ zihniyetiyle kendi halkına her türlü baskıyı reva gören Taliban Afganistan'ı gibi despotik devletler yanında, uygarlık ve demokrasi havarisi (!) geçinen; "demokrasi getirmek" savıyla devletleri dağıtan, barbarca yöntemlerle ortadan kaldırdığı yöneticiler yerine daha kötülerini getiren, ABD gibi devletlerdir. Bunlara, bir imparatorluğu, ardından da Marksist ideoloji altında zorla topladığı birliği yitiren ama imparatorluğu ihya etme düşlerine kapılan Rusya'yı; Yeni Osmanlıcı AKP iktidarını ve başkalarının kurduğu devletin ilk gününden, Ortadoğu hâkimiyeti peşinde koşan İsrail'i de eklemek yerinde olur.

KURTLAR SOFRASI

Bu dünya "kurtlar sofrası"dır. Gerileme dönemine girmiş olan ABD, önüne gelene saldırmaktadır. Bunu kendisine hak gören Trump, üstelik bir de külhanbeyi ağzıyla, "49 kişiyi öldürdük. Teslim olsunlar yoksa daha fenasına hazır olsunlar. Ben en güçlüyüm" gibi, seviyesizliğini, görgüsüzlüğünü sergileyen laflar etmeyi marifet saymaktadır.

ABD'nin aşağılayıcı tutumundan şikâyetçi olan ancak İran'a saldıran ABDİsrail ikilisinin arkasında saf tutan hatta İran'ı kınayan AB'nin önde gelen üyelerine ne demeli Yeteneksiz, donanımsız liderler kendi ülkelerini ve halklarını rezil ederler.

ABD'nin İran'a, ABD Kongre'sinden bile onay almadan gerçekleştirdiği saldırıya karşı tavır alamasa da İran'ın kendisini savunma hakkını da yok sayıp ABD'ye destek verirken, "saldırının uluslararası hukuka uygun olduğunu" söyleyen İngiltere Başbakanı Starmer ibretlik bir vaka. ABD ve İsrail'e arka çıkan Almanya Başbakanı Merz'in bir yandan in'e yanaşması ise tam bir şaşkın davranışı. Starmer ile Merz'in aksine, ABD'ye karşı tavır alan İtalya'nın kadın Başbakanı Meloni'ye bakınca, Pers Kralı Kserkes'in, Bodrum deniz savaşında Amiral Artemisia için ettiği, "Bugün kadınlar erkek, erkekler kadın gibi savaştı" sözleri akla geliyor.

KÖRFEZ ÜLKELERİ

Körfez ülkeleri ABD üslerini, Şii olduğu için düşman gördükleri İran'a karşı güvence olduğu için istediler. Filistin halkı İsrail tarafından anayurtlarından kovulup, çoluk çocuk, erkek kadın katledildiklerinde sessiz kaldılar. İsrail'e karşı mücadelede Ürdün ve Mısır'ı yalnız bıraktılar. Nil'den Fırat'a kadar Ortadoğu üzerinde gözü olan İsrail ile önce el altından, sonra açıkça işbirliği yaptılar. ABD baskısıyla Abraham Anlaşmaları'nı imzalayıp İsrail'in safına geçtiler. Şimdi İran, kendisine saldırıda kullanılan ABD üslerini vuruyor diye şikâyet ediyorlar! Bu savaşta, sonunda onları da yok edecek taraflara katılarak, İsrail'in artık açıkça dile getirdiği, Türkiye Cumhuriyeti'ni hedef alan planına da destek veriyorlar. Geçmişte Osmanlı'ya karşı İngiltere ile bir oldukları gibi bugün de uzun vadede onları İsrail yayılmacılığına karşı koruyabilecek tek gücün, halklarının hayranlık duyduğu, demokratik, laik