Örnek bir diplomata veda

Türk diplomasisinin bir çınarı, büyükelçi Pulat Yüksel Tacar, "görgüsüzlük gösterisi" haline getirilen NATO zirvesine günler kala aramızdan ayrıldı.

GEREK DİPLOMAT

Büyükelçi Tacar, kökleri Asya'dan Anadolu'ya göçmüş, 16. yüzyılda Konya yöresinden Balkanlar'a iskân edilmiş Türkmen boylarına dayanan, Namık Kemal, Abidin Dino ve daha nice değerli insanın yetiştiği, iki Osmanlı bürokratı Mutasarrıf Musa Kâzım ve Maliye Meclisi üyesi Bâlâ Ahmet Nesip sülalesine mensup. 1931 İstanbul doğumlu. Kabataş Lisesi ve Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu. Cakarta'da (Endonezya) büyükelçi; Avrupa Topluluğu ve UNESCO nezdinde büyükelçi-daimi temsilci; merkezde kültür işleri genel müdürü olarak görev yapmış. Araştırmacı, ressam, kültür insanı, tam bir aydın. Türkçe dışında üç dili (Fransızca, Almanca, İngilizce) anadili gibi biliyor. Gerçek bir doğa dostu ve hayvansever. Zeki, nüktedan, ilgilendiği her konuyu derinliğine araştıran, tarafsız bir gözle değerlendiren ve görüşlerini akıcı bir dille yazıya dökebilen, doğru bildiğini, "zülfü yâre" dokunsa bile açıkça söyleyen, fikir üretebilen bir kişi. Sadece mesleğinde değil günlük yaşamında da yasaları titizlikle uygulayan, uygulatan bir yönetici.

TACAR VE ERMENİ İDDİALARI

Büyükelçi Tacar, Ermeni iddiaları ile bu konudaki tarihsel çarpıtmalara karşı üçüncü taraf soruşturmalarında, mahkemelerde ve uluslararası platformlarda kararlılıkla mücadele vermiş; konuya duygusallıktan uzak, köklü, objektif ve analitik hukuk bakış açısıyla yaklaşan bilge ve deneyimli bir diplomat. Görevde iken ve emeklilik yıllarında, bilirkişi olarak pek çok kurum ve platform nezdinde Ermeni iddialarını, en hassas ve kırılgan boyutlarıyla sorgulamış; evrensel kıstaslara, hukuki ve adli belgelere ve içtihada dayanarak stratejik sabır ve olgunlukla tartışmış, yanıtlamış ve çürütmüştür. Tacar, uluslararası hukuk teknik ve terminolojisini ustalıkla kullandığı değerlendirme ve yorumlarıyla, gerek özgün dava dosyalarında gerek genel nitelikte Ermeni iddiaları karşısında, hasım lobilerin kurgu, söylem, iddia ve emrivakilerini ustalıkla etkisiz kılan, standart koyan, emsal yaratan özgün analiz ve görüşlere imza atmıştır. Perinçek hakkında İsviçre'de açılan dava, Tacar'ın hazırladığı metin esas alınarak savunulmuş ve kazanılmıştır. Büyükelçi Tacar Ermeni iddialarını konu alan kitabı için, Shakespeare'in "Venedik Taciri" eserinde ihtiyar Gobbo'nun oğluna dair sözlerinden esinlenerek: "Gerçek Ortaya ıkacak" (The truth will out) başlığını seçmiştir.

TÜRK DİPLOMASİSİNİN BİR INARI

Büyükelçi Tacar'ın Türkiye'de ve yurtdışında yayımlanmış çeşitli makaleleri, çok sayıda önemli kitabı var. Renkli yaşamını, "Yaşam bir Rüyadır" isimli kitabında; kedilerine duyduğu sevgiyi de eşiyle birlikte, "Kedilerin Kaleminden Okuyun Bizi" kitabında anlatmış. "Mutasarrıf Musa Kâzım ve Maliye Meclisi Üyesi Bâlâ Ahmet Nesip. İki Osmanlı Bürokratı ve Aileleri" kitabını neden yazdığını ise kendi kaleminden okuyalım: