Kale'nin Muhafızı: Kozinoğlu

Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin dosyanın yeniden açılması, sadece geçmişe dönük bir hukuki süreç değil; devlet hafızasının en kritik sayfalarından birinin yeniden okunması anlamına geliyor.

Nitekim Temmuz ayında bu köşeden Adalet Bakanlığı'na bir çağrıda bulunmuş, Kozinoğlu dosyasındaki şüphelerin aydınlatılması için soruşturmanın yeniden açılması gerektiğini vurgulamıştık. Gelinen noktada atılan bu somut adımlar, devletin yıllar sonra da olsa bu ölümün ardındaki soru işaretlerini çözme iradesini gösteriyor.

Kozinoğlu, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nde şekillenen yeni güç dengelerini en yakından takip eden, bu coğrafyada FETÖ'nün okullar ve sivil toplum maskesiyle yürüttüğü örtülü faaliyetleri ilk tespit eden isimlerdendi. Dönemin MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun'un talimatlarıyla bölgedeki FETÖ yapılanmasına karşı kritik saha çalışmaları yürüttü. Hakan Fidan'ın MİT Müsteşarlığı görevini devraldığı dönemde de Asya Bölge Başmüşaviri sıfatıyla bu hassas coğrafyadaki görevini sürdürüyordu.

Ancak FETÖ'nün yargı ve emniyet içerisindeki militanları kanalıyla kurduğu Ergenekon kumpası, Kozinoğlu'nu da hedefe koydu. Türkiye'ye çağrıldıktan kısa süre sonra tutuklandı. Silivri Cezaevi'nde, 25 Kasım 2011'deki ilk duruşmasına sayılı günler kala, 12 Kasım akşamı hayatını kaybetti. Yıllarca biriktirdiği bilgileri, hazırladığı kapsamlı savunmayla mahkemede tutanaklara geçirmeye hazırlanırken gelen bu ölüm, o dönemde "kalp krizi" denilerek kapatılmak istendi.

Oysa Kozinoğlu'nun vefatından birkaç ay sonra yaşananlar, tablonun ne denli büyük olduğunu ortaya koydu. 7 Şubat 2012 MİT Kumpası, örgütün nihai hedefini açıkça ilan etti. 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra net bir şekilde görüldü ki; örgüt emniyet, yargı, TSK ve siyasette geniş alanlar parsellemişti. Ancak "Kale" olarak anılan Milli İstihbarat Teşkilatı, örgütün bir türlü tam anlamıyla bünyesine katamadığı tek kaleydi. Surda gedik açılmasına engel olan unsurların başında ise Kozinoğlu ve onun gibi devlet aklını temsil eden nitelikli istihbaratçılar geliyordu.

FETÖ'nün MİT'e sızma hamlesi, Kozinoğlu'nun bertaraf edilmesi ve ardından gelen 7 Şubat kumpasıyla tırmandı. Bu eşikten sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde başlayan FETÖ ile mücadele sürecinde; dershanelerin kapatılmasından 15 Temmuz'un akamete uğratılmasına kadar geçen tüm kritik safhalarda MİT, ana omurga ve stratejik akıl olarak rol oynadı.