Emrah Safa Gürkan isimli tarihçimiz, "mizah özgür olmalı" konulu bir video çekmiş.
Dediği şu tarihçimizin:
*
"Mizahçının malzemesi dokunulmazlardır. Onun görevi dokunulmayana dokunmak, söylenmeyeni söylemek. Bu sayede de toplumlar bir ferahlama hissederler."
*
Bir mizahçı, Atatürk'e dokunduğunda gözaltına alınmıştı.
Emrah Safa, "Ne var bunda Mizah sınırsızdır" videosu çekmedi.
*
Bir mizahçı, Alevilere dokunduğunda büyük tepki almıştı.
Emrah Safa, "Tepki çok yanlış. Mizah sınırsızdır" videosu çekmedi.
*
Ne zaman ki sıra Kuran'a / Allah'a / Peygamber'e / dine / diyanete geldi.
Emrah Safa, tereddütsüz raconu kesiverdi:
*
"Mizahçının görevi dokunulmazlara dokunmaktır, söylenmeyeni söylemektir."
*
Size bir şey söyleyeyim mi:
Sınırsız mizah özgürlüğü, bizim toplumumuzda kocaman bir masaldır.
*
Şuraya dikkat:
Haberin DevamıDeniz Göktaş'ın yaptığı din şakasına sonsuz destek veren DEM'liler, daha dün Kürt kadını fıkrası anlatan 90 küsur yaşındaki iş insanını bir kaşık suda boğmaya kalkışıyorlardı.
*
Ne yani
Bizde sadece din / iman / Kuran / Allah mı dokunulmaz
Atatürk de dokunulmaz. Alevilik de dokunulmaz. Etnik kimlikler de dokunulmaz.
*
Bizdeki esas sorun şurada:
- Başkasının dokunulmazına dokunulduğunda: Sınırsız mizah nutukları atıyoruz.
- Kendi dokunulmazımıza dokunulduğunda: Böyle mizah olmaz tavrı koyuyoruz.
*
Sonuç olarak...
Bizim toplumumuzda "sınırsız mizah özgürlüğü" masaldır ama "sınırsız ikiyüzlülük" buz gibi gerçektir.
BERLİN GÖSTERİSİNDE 'SOYKIRIM YOK' DE BAKALIM
Bir komedyenimiz, Berlin'de binlerce kişiye gösteri yapsa...
Ve gösterinin bir yerinde...
- Şakayla karışık Hitler'den söz etse.
- Toplama kamplarını tiye alsa.
- Soykırımı azıcık küçümsese.
Gör başına neler gelir.
*
Böyle bir durumda...
Bir Alman aydını çıkıp da...
"Mizahçının görevi dokunulmaza dokunmaktır, söylenmeyeni söylemektir" diye video çekmez.
Haberin DevamıBırak videoyu, bir kelime yazıp paylaşmaz.
*
"Bizim toplumumuzda sınırsız mizah masaldır" dediğime bakmayın siz.
Başka toplumlarda da sınırsız mizah masaldır.
AMACI ÇOK KUŞ VURMAK AMA
stand UP'çı Deniz Göktaş'a destek vermek için adliyeye gitti Kemal Kılıçdaroğlu.
Normal şartlar altında doğru hamle.
*
Düşünsenize tek hamleyle:
- Muhalif kimliğinizi anımsatıyorsunuz.
- Kitlenizle aynı dalga boyunda oluyorsunuz.
- Deniz Göktaş'ın Alevi olmasından yararlanıyorsunuz.
- İktidarla ters düşüyorsunuz.
- Özgürlükçü bir pozisyona geçiyorsunuz.
*
Ama olmuyor.
Sonuçta Deniz Göktaş'ı desteklemeye gelenler arasındaki bazı Özgür Özelciler tarafından "yuh, butlancı, hain, dışarı" diye protesto ediliyor.
*
Haberin DevamıKemal Kılıçdaroğlu'nun işi gerçekten çok zor.
Nasıl 'nato kafa nato mermer' oldum
"Nato kafa, nato mermer" sözündeki nato, Rumcada "işte, aha

10