Yaşasın Ankara yazması yaşasın güdül motifi

CUMHURBAŞKANI Erdoğan, Birleşmiş Milletler'de yaptığı konuşmaya eşi Emine Erdoğan'la el ele gitti.

*

Üç mesajı vardı bu el ele gidişin:

- BİR: Yılların sevgisinin ve dayanışmasının şahane bir vurgusuydu.

- İKİ: Aile olmanın anlam ve öneminin organik bir mesajıydı.

- ÜÇ: Zorlu mücadelelerin ortaklaştığının altı çizilmemiş bir ilanıydı.

*

BM Genel Kurulu'na eşiyle el ele giderken Emine Erdoğan'ın tercih ettiği siyah elbise ise ağırbaşlılığıyla dikkat çekiyordu.

Elbisenin yaka ve kollarındaki renkli işlemeler, o ağırbaşlılığı asla bozmuyor, kıyafete bir zarafet katıyordu.

*

Renkli işlemelerin kaynağını öğrendiğimde pek mutlu oldum.

Çünkü o işlemeler, Ankara yöresine ait bir yazmanın motifleriymiş. Bu motiflerin "Güdül'e özgü desenin modernize edilmiş bir yorumu" olduğu söylendi bana.

*

Geleneksel sanatlar, kültürel miras ve Anadolu'nun zengin motif dünyası... Bunlar Emine Erdoğan'ın her zaman ilgi alanı.

Haberin Devamı

Bu alanların yaşatılmasına ve zenginleştirilmesine kendini adamış bir isimdir Emine Erdoğan.

*

Ne mutlu Ankara yazmasına! Ne mutlu Güdül motifine!

Dünya sahnesinde Emine Erdoğan tarafından vakarla temsil edildiler.

EMİNE ERDOĞAN'IN ÜÇ DERDİ

NEW York'ta katıldığı tüm programlarda, yaptığı tüm konuşmalarda üç ana derdi vardı Emine Erdoğan'ın:

- BİR: İklim krizi.

- İKİ: Dijitalin pençesindeki çocuklar.

- ÜÇ: Sıfır Atık Projesini yaygınlaştırmak.

*

Üç gündemle ilgili olarak da...

Öneriler getirdi, alternatif yaklaşımlar getirdi, dönüşmenin gerekliliğine vurgu yaptı.

*

Yoğun gündemi arasında Emine Erdoğan'la böyle bir fotoğraf çektirdik.

Fona yansıyan görsel, ebru sanatçısı Garip Ay'ın canlı performansının sonucu. Bir not daha: Bu görselde Emine Hanım'ın da küçük bir katkısı var.

ŞARA VE PAŞİNYAN TEMASLARIM

Haberin Devamı

ŞARA İLE TEMAS

New York'ta Türkevi'nin önündeyim.

Kalabalık bir heyetle Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara önümden geçiyordu.

Hiç yapmadığım, hiç yapmayacağım bir şeyi yaptım.

Hemen atıldım önüne doğru.

"Selamünaleyküm" dedim.

Elini kalbine götürüp "Ve Aleyküm Selam" dedi Şara.

Sonra da "kim bu herif" der gibi etrafına bakıp olağanüstü bir kayıtsızlıkla yoluna devam etti.

*

PAŞİNYAN İLE TEMAS

New York'ta Türkevi'nin önündeyim.

Pek de kalabalık olmayan bir heyetle önümden Ermenistan Başbakanı Paşinyan geçiyordu.

Bir zamanlar yüzgöz olduğum çok eski bir tanıdıkla karşılaşmış gibi hissettim.

Kendimden hiç beklemeyeceğim bir pervasızlıkla hemen önüne atıldım.

Türk olduğumu söyledim. Hararetle el sıkıştım.

Haberin Devamı

Yüzünde bir tebessüm, edasında bir memnuniyet.

İçinden "Bu Türkler de beni amma da çok seviyor" diye geçirdiğini saklamaya hiç gerek duymadan hızla yoluna devam etti.

BM GEZİSİNDEKİ BAKANLAR

-MURAT KURUM: Önümüzde COP31 gibi önemli bir zirve var. Bu zirvenin hazırlığı için çırpınıp durdu. Bir saniye boş vakti yok gibiydi. Buna rağmen ilgisini ve enerjisini hiç kaybetmedi.

- ÖMER BOLAT: 32.5 yıldır tanırım Ömer Bolat'ı ta 28 Şubat günlerinden. O günden bugüne tevazusunda santim değişme olmadı. Ayaküstü sohbetimizde heyecanla ihracattaki başarıları anlattı.

- AKIN GÜRLEK: Gezinin en popüler bakanıydı. Karşılaştığımızda Gülistan Doku olayının önemli ismi Umut Aktaş'ın ABD'den istenip istenmediğini sordum. "Görüşüyoruz" dedi. Ardından da ekledi: "FETÖ'cüler için de görüşüyoruz."

Haberin Devamı

- MAHİNUR ÖZDEMİR GÖKTAŞ: