Tayyip Erdoğan hiç 'DSİ' dememişti

90'ların ortaları...

İstanbul'da muazzam bir su sıkıntısı var.

Aynı bugünkü Ankara gibi. Bidonlar, tankerler falan.

*

Tam bu sırada Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'a belediye başkanı seçildi.

*

Bir kere bile...

- "Bu mesele DSİ'nin meselesidir" demedi.

- "Bizim görev alanımız sınırlı" demedi.

- "Hükümet baraj yapsın" demedi.

- "Su getirmek kimin görevidir" tartışması açmadı.

*

Ne yaptı ne etti İstanbul'un su sorununu çözdü.

*

Sonuç

Çeyrek asırlık iktidar.

*

İktidara gelmenin ve iktidarda kalmanın sırrı işte tam da buradadır.

Mazeret değil hizmet üreteceksiniz. Görev alanı tartışmasına sığınmayacaksınız. "Öyle oldu böyle oldu" diye ağlaşmayacaksınız.

*

Kısacası Tayyip Erdoğan'dan iktidarı almak istiyorsanız...

Laga lugayı kesip Ankara'nın su sıkıntısına çare bulmasını başaracaksınız.

Haberin Devamı

ELİTLİK ÇITASININ DÜŞMESİ

GEÇEN gün azıcık kibarlık yapan, düzgün bir üslupla konuşan, "lütfen"i "teşekkür ederim"i hiç ama hiç eksik etmeyen bir arkadaşıma...

"Ağa sen de iyice elitsin ya" diye takılınca...

Aklıma Cem Yılmaz'ın elit konulu esprisi geldi.

*

Ne diyordu Cem Yılmaz

"Biz gençliğimizde memleketin serserisiydik. Çıta çok düştü. Biz elit olduk. Ne demek elit Kırmızıda duran, yeşilde geçen, günaydın diyen insan elit oldu."

TAHT BİR YANA ŞAH BİR YANA

İRAN'da her şey olabilir: Rejim yıkılabilir. Mollaların iktidarı son bulabilir. Hamaney devrilebilir. Halk yönetime el koyabilir. Yeni bir rejim kurulabilir.

*

İran'da her şey mümkündür. Sadece ve sadece Şah'ın oğlunun iş başına gelmesi mümkün değildir.

Şah'ın oğlu, İran'da bırakın tahtı mahtı, herhangi bir tabureye bile oturamaz.


*

Saltanatın doğası şöyle işler:

"Taht bir yana Şah bir yana" gittikten sonra...

Taht ile şah imkânı yok bir daha asla yan yana gelemez.

Rıza Pehlevi, 1967'de Tahran'da babasının taç giyme töreninde.