Tarkan konserleri, eski Türkiye nostaljisini nasıl coşturup kabarttıysa...
168 aydının imzaladığı "Laiklik Bildirisi" de öyle canlandırdı eski Türkiye nostaljisini.
*
168 aydın, tam da ramazana bir gün kala eski Türkiye'nin bayıldığı türden bir bildiri yayımladı.
Bir tür "Ramazan geldi, hoş gelmedi" yakınması gibi bir şey.
*
Neler yok ki bildiride:
"Ortadoğu'nun gerici bataklığı" var. "Gerici saldırılar arttıkça arttı" var. "Laiklik elden gidiyor" var. "Şeriatçı kuşatma altındayız" var.
*
90'ların bildirilerinde şöyle denirdi: Mollalar İran'a.
168 aydının bildirisinde bu yok ama güncellenmiş versiyon var: Talibanlaşmayacağız.
*
Tayyip Erdoğan ve arkadaşları, bu tür bildirilerle çarpışa çarpışa hem iktidara geldiler hem de iktidardaki yerlerini sağlamlaştırdılar.
Yani bu alan, Erdoğan ve arkadaşlarının kendilerini süper dinamik, acayip enerjik, muazzam rahat hissettikleri bir alan.
Haberin DevamıCHP de bunu fark ettiği için uzun süredir bu alandan mümkün olduğunca uzak duruyor.
*
Çünkü CHP, şu iki şeyi öğrendi:
- BİR: Bu tür bildirilerle "yüzde 50 artı 1"e ulaşmak hayaldir.
- İKİ: Bu tür bildiriler Erdoğan için bulunmaz nimete dönüşür.
*
Peki CHP'nin yaptığı bu basit hesabı, bildiriye imza atan aydınlar niye yapmıyor
Bunun şöyle bir nedeni var:
*
Bildiriye imza atan Ayşe Kulinlerin, Melike Demirağların, Müjde Arların, Rutkay Azizlerin halkın büyük çoğunluğunu ikna etmek gibi bir dertleri yok ki.
Halkın büyük çoğunluğu nefret etmiş, uzaklaşmış, "yandım Allah" diyerek AK Parti'ye sarılmış falan... Zerre umurlarında değil bunların.
*
Neden olsun ki
Erdoğan yine kazanır, bu aydınlar yine bildiriler yayınlarlar ve hayat, onlar için mis gibi akmaya devam eder.
73 YAŞINDA KOCA BİR BEBEK: ORHAN PAMUK
ŞÖYLE demiş Orhan Pamuk:
*
- Annem Nobel Ödülü alınca doğru yaptığımı anladı. O zamana kadar hep şüpheliydi.
- Mimarlığı bırakmıştım, romancı olayım diye. Annem, 'Oğlum 40 yaşındasın, üniversite affı çıkmış, yeniden gir mimar ol' derdi. Beni deli etmek için mi, yaptığım şeye inanmadığı için mi böyle yapardı
- Benim mensup olduğum sınıfa ve kültüre öfkem sadece siyasi değil, kişisel şeylere de dayanır."
*
Abicim.
Gelmişsin 73 yaşına. Daha anneni bile aşamamışsın.
Bir "koca bebek" gibi hâlâ "annem benim başaracağıma hiç inanmamıştı" diyerek ağlaşmak da neyin nesi
Bir alınganlık, bu kadar mı uzatılıp sündürülür
Annene duyduğun öfkeyi röportajlarda anlatmak yerine git bir terapiste de çocukluğuna falan insinler.
73 yaşına gelmiş bir insan bütün dünyaya kendini kanıtladığı halde hâlâ ve ısrarla "Ailem hep akademisyen olan abim Şevket'i başarılı bulurdu, bütün umutlarını ona bağlamışlardı. Ama ne oldu Nobel'i ben aldım" duygusundan milim kurtulamaz mı Aşmaya çalışsana bunları.
Haberin DevamıAnnesiyle babasıyla çelişkiler yaşamayan yoktur ama çok az kimse bunu hayatının merkezi haline getirir.
Sen ki hayatı derinlemesine kavrama, hayatı anlamlandırma iddiası taşıyan bir romancısın.
Yakışıyor mu anne / baba dairesinin içine hapsolmak.
Kaç yaşına kadar annenle, babanla uğraşmaya devam edeceksin abi.
Ne kadar da "uncool" bir adamsın.
FATİH DE SÜSLEDİ
"Ramazanda sokaklar süslense ne güzel olur" demiştim.
Esenler Belediyesi süslemiş.
Bu arada Fatih Belediyesi de süslemiş.
*
Parti ayrımı yapmadan sesleniyorum: Haydi belediyelerimiz. Hiç değilse Londra Belediyesi kadar olabilelim.
AHMET DAVUTOĞLU NASIL BU HALE GELDİ

11