Akın Gürlek üzerine üzerine gidiyor

ADALET Bakanı Akın Gürlek'in geçen salı günü yaptığı açıklama çok önemliydi.

Ne demişti Gürlek

*

"Bu basit bir borsa vurgunu değil. / Kapsamlı bir suç yapılanması tespit edildi. / Örgütsel bir yapı söz konusu. / Hiyerarşik ve sistemli işbirliği yapan isimler tespit edildi."

*

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son yaptığı açıklamalara bakıyoruz:

Akın Gürlek'in açıklamasıyla muazzam bir örtüşme görüyoruz.

Akın Gürlek, Erdoğan'dan aldığı destekle fon olayının üzerine üzerine gidiyor.

*

Buradan çıkaracağımız sonuç şudur:

Fatma Betül yalnız kalmayacak, bu işin gerisi gelecek.

*

Kayıtlara geçsin diye yazıyorum:

Bu fon olayını herkes unutsa bile...

Ne Cumhurbaşkanı Erdoğan unutacak ne de Adalet Bakanı Akın Gürlek.


Haberin Devamı

FATMA BETÜL OLAYI... NE DİYORLARDI NE DİYORLAR

FATMA Betül, tutuklanmamışken...

Şöyle diyorlardı:

- Bak, bak. Nasıl da koruyorlar Fatma Betül'ü.

- Fatma Betül'ü asla tutuklayamazlar.

- Fatma Betül'ü tutuklamadıktan sonra ne yapsalar boş.

*

Fatma Betül, tutuklanınca...

Şöyle diyorlar:

- Fatma Betül'ü günah keçisi yaptılar.

- Fatma Betül'ü tutuklayarak "Bakın biz en önemli ismi bile tutukluyoruz" propagandası yapmaya çalışıyorlar.

- Fatma Betül'ün tutuklanması çok da önemli değil.

*

Kısacası olay şu:

- Fatma Betül serbestken: "Fatma Betül niye tutuklanmıyor" diye yeri göğü inletiyorlar, bunun gerçekleşebileceğine asla ihtimal vermiyorlardı.

- Fatma Betül tutuklanınca: "Gitti elimizdeki en büyük silah. Biz şimdi nereden vuracağız. Bu tutuklama duruşumuzu bozdu" diye ağlaşmaya başladılar.

ÜÇ MADDEDE TUTUKLAMA

- MADDE BİR: Bir tutuklamadan daha ötesidir bu. Partinin en güçlü isimlerinden biri tutuklandı. Bakanlık yapması, genel başkan yardımcısı olması falan. Hiç bakılmadı.

- MADDE İKİ: Fatma Betül'ün tutuklanmasının apaçık ve en net mesajı şudur: Hiç kimse paçayı kurtaramaz, hiç kimseye ayrıcalık yok, hiç kimse korunaklı değil.

- MADDE ÜÇ: Bu zamana kadar sayısız kez "Ucu kime dokunursa dokunsun" sözü edilmişti. Bu tutuklama, o sözün ete kemiğe büründüğünün kanıtıdır.

Haberin Devamı

TÜRKİYE'DEKİ 'DİZİ KRİZİ'Nİ MURAT YANCI'YLA KONUŞTUM

İŞTE BÜTÜN YÖNLERİYLE DİZİ KRİZİ... ÇÖZÜM BULUNMAZSA ORTADA

NE DİZİ KALIR NE DE TELEVİZYON

Murat Yancı, Demirören Medya TV Grup Başkanı. Benim gözümde çok başarılı bir televizyon yöneticisidir Murat Yancı. Dizi tutturmanın ne kadar zor olduğunu uzaktan da olsa görüyor ve biliyorum.

Murat Yancı döneminde Kanal D'nin dizileri, hep en çok izlenen diziler oldu. Fenomen dizilerin seyirciyle buluşmasını sağlayan isimdir Murat Yancı. Sektörü en iyi bilenlerdendir. Son günlerde tartışılan dizi krizini Murat Yancı'yla konuştum. Söylediklerinden çıkardığım sonuç şu: Durum, sandığımızdan çok daha vahim.

- Ne oluyor dizi dünyasında Bir krizden söz ediliyor. Nedir bu krizin altında yatan temel neden

Haberin Devamı

MURAT YANCI: Yaptığımız dizilerin kalitesiyle, senaryosuyla, izlenmesiyle ilgili bir kriz değil bu. Krizin temel nedeni şu: Dizi maliyetleri inanılmaz artarken Türk medyasının reklam geliri hızla düşüyor. Bu arada şunu da belirteyim: Sadece diziler değil, programların birçoğu da maliyetini karşılayamıyor.

Uzak Şehir

*

- Neden böyle oluyor

MURAT YANCI: Televizyonlar inanılmaz bir kısıtlamayla karşı karşıya. Bazı reklamların Türk televizyonlarında yayınlanması yasakken dijital platformlarda hiçbir sınırlama yok. Her türlü reklamı çatır çatır yayımlıyorlar. Bir örnek vereyim: Takviye gıdaların reklamları bize yasak ama dijitale serbest. Bizde reklam sınırlaması ve denetim varken sanal platformlara hiçbir sınır yok. Buradan haksız rekabet çıkıyor. Bir de işin şu tarafını düşünün: Biz yüz milyonlarca liraya çekilen dizileri halka ücretsiz sunuyoruz, dijital platformlar parayla satıyor.

*

Haberin Devamı

- "Bu koşullarda yeni dizi yapılması imkânsız" diyenler var. Gerçekten durum bu kadar vahim mi

MURAT YANCI: Evet, bu kadar vahim. Yeni dizi ve program yapılmasını imkânsız hale getirecek koşullarla karşı karşıyayız.

*

- Televizyon yöneticileri ve yapımcılar bir araya gelip bu krizi ele alıyorlar mı

MURAT YANCI: Biz sektörün bileşenleri olarak konuyla ilgili toplantılar yaptık, yapıyoruz. Bu toplantılarda dizilerin toptan kaldırılması bile tartışılıyor. Çünkü dizi ve program maliyetlerini karşılayacak reklam yok.

*

- Eğer diziler biterse bu neye yol açar

MURAT YANCI: Günlük ortalama 3 saat 38 dakika televizyon izleyen bir ülke için bu bir yıkım demek. Halkın en büyük eğlencesi bu. Çözüm gelmezse sektör için büyük yıkım olur. Ortada televizyon diye bir şey kalmayacak.

*