Yazar, spor dünyasının siyasi propaganda aracına dönüştüğünü ve FIFA'nın Trump'a verdiği barış ödülünün kuruluşun tarafsızlık ilkesini ihlal ettiğini iddia ediyor. Bunu, İsrail'in Gazze'de yaptığı işlemlere karşı küresel sessizliğin ve FIFA'nın İsrail'i 2026 Dünya Kupası'ndan men etmemesinin çifte standart oluşturduğu argümanıyla destekliyor. Peki spor organizasyonlarından böyle ideolojik tepkiler beklemek gerçekçi midir?
İsrail'in Gazze soykırımına 'katılan' ya da 'destek' veren İsrailli sporcuların, 'gündüzün' spor sahalarında, 'akşamları' ise Müslüman kanı akıtmak için Amerika destekli İsrail çetelerinin içerisinde olmalarıyla ilgili düşüncelerimizi, bir önceki yazımızda değinmiştik. Judodan futbola, tekvandodan kayakçısına kadar her spor branşında İsrail destekli terör faaliyetleri içerisinde yer alan isimlerin yer aldığı, haberlere yansıyor. Adı sözde 'sporcu' olan, kanı bozuk İsrailli 'teröristlerin', nasıl Müslüman kanı akıttıklarını dünya alem görüyor. Bu da demek oluyor ki, spor denen sahadaki aktivite/mücadele/yarışma sadece 'sağlık' veya 'sportmence mücadelenin' için yapılmadığı, sporu yönetenlerin ise iyi niyetten uzak olduğu takdirde, kişiyi haksızlık, hatta vahşiliğe kadar götürebilmektedir. Bu bağlamda, İsrail'in Filistin'de gerçekleştirdiği cinayetle ilgili Manchester City Teknik Direktörü Pep Guardiola'nın, dünyanın kaos içinde olduğu, buna rağmen kimsenin harekete geçmediği, "Dünya çökecek ve biz hâlâ bir tarafın ya da karanlık sanatlardan bahsediyor..." şeklinde ki altın değerindeki yorumu, oldukça önem taşımaktadır...
FIFA'DAN DONALD TRUMP'A 'NEYİN' BARIŞ ÖDÜLÜ.
Her yazının bir 'hikâyesi' var, denir ya. FIFA Başkanı Gianni Infantino ve beraberindeki heyet, FIFA Arena Projesi'nin resmi açılışını yapmak için geldiği İstanbul'da, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı, Gençlik ve Spor Bakanı tarafından ağırlanması, bugünkü yazının ortaya çıkmasına neden oldu. Sıra dışı karşılanması/yorumlanması gereken, Infantino'nun Türkiye'ye yeniden gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdiği süreçte, başkanı olduğu kuruluş olan FIFA'nın ABD Başkanı Trump'a verdiği 'FIFA Barış Ödülü' geldi aklımıza. Bir yanda Amerika-İsrail saldırısı sonrası çoğunluğu çocuk ve kadın olan on binlerce savunmasız insan, diğer yanda bu saldırılardan sorumlu ülke başkanına 'barış' ödülü. Amerika-İsrail ortaklığının bir neticesi olarak günümüzde, dünyanın gözü önünde yaşanan insanlık dışı, çirkin, çirkef, acımasızlığa sesiz kalıp, göz yumarken, bu kötülüğün bir nevi sorumlularına 'barış' ödülüne layık görmek taraf/yandaş olmak manasına geliyor. Londra merkezli FairSguare Grubu tarafından, Infantino'nun Trump'a barış ödülü verilmesini "Görevdeki bir siyasi lidere bu tür ödül verilmesi, FIFA'nın tarafsızlık yükümlülüğünün ihlalidir" şeklinde yorumlanırken, Akademisyen Dr. Görkem Turunç, 'FIFA'nın İsrail'in 2026 FIFA Dünya Kupası'ndan men edilip edilmeyeceği (ki edilmedi), sadece turnuva meselesi değil aynı zamanda siyasal, etik ve insani boyutlarının kesiştiği bir futbol organizasyonlarından men etmemesinin çifte standart anlamına geldiği sınavdır, şeklindeki haklı bir yorumu var.

18