Samsunspor taraftarının Filistin 'hassasiyeti'...Riyad'da 'görkemli' açılış, Gazze'de 'gözyaşı'!.!
AHMET GÜLÜMSEYEN
Beşiktaş, Galatasaray'dan sonra Samsunspor taraftarları da soykırımcı İsrail'e karşı tepki, Filistin'e destek için tribündeydi. Siyonistlerin Filistin'de gerçekleştirdiği katliamını gündeme getiren Karadeniz ekibi taraftarları, Hamrun Spartans UEFA Konferans Ligi karşılaşmasında kareografi yaptı. Stadyumun tamamında kartonlarla Filistin bayrağı oluşturan taraftarlar İngilizce, "Nehirden denize kadar Filistin özgür olacak" ifadesinin yazılı olduğu pankart açtı. Kuzey tribününe ayrıca İngilizce, "Filistin" yazılı pankart asan kırmızı-beyaz taraftaralar gönüllerin, sadece rakibini değil, duyarlı vicdanların da sevgi ve takdirini kazandı.
Müslüman kanı akıtmayı kendilerine kazanç sayan 'şer' odaklı katil sürüsü İsrail'in, bu zulmünü her süreçte dünyaya duyurmak asli görevimiz olmalı. Kendimizi Filistinli kardeşlerimizin yerine koyduğumuzda, Samsunsporlu taraftarların vermiş olduğu 'mesaj' o denli önem taşımaktadır ki. İsrail ve takımlarını uluslararası maçlardan men etmeyerek FIFA ve UEFA'nın yanlı tavrına karşı/rağmen, bir Avrupa maçında bu protestoların yapılması o kadar değerli ki. Taraftarın Filistin'e desteğiyle sahaya çıkan oyuncular, bu motivasyonla rakibi 3-0'lık skorla yenmesi, bize Peygamber Efendimizin bir hadisi şerifini hatırlattı; "Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değişmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştiremezse kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki bu imanın en zayıf derecesidir"
Dün Bosna'da Haçlı soykırımı, Çin'in Doğu Türkistan'da, bugün ise Filistin'de Yahudi soykırımını konuşuyoruz. Yaşananlardan ders' çıkarmak, doğru hareketi hayata uyarlamak. Konuşmak yerine harekete geçmek önemli. Dünyanın dört bir yanında Müslümanlar zulüm altında. Bu sözümüze bir başka örnek, an itibariyle Sudanlı Müslümanlara yaşatılan insanlık dışı uygulamalar, toplu katliamlar. Tablo böyleyken, bu tür vahşi katliamlara müdahale, olmadı boykot, olmadı protesto etmeyeceğiz de ne zaman edeceğiz Siyonist taraftarların Celtic taraftarların başlatmış olduğu 'İsrail'e lanet, Filistin'e destek' gösterileri, dalga dalga tüm dünyaya yayıldı. İskoç'ya ekibi bu protestoları tarihten ders çıkararak yapıyor.
Samsunspor tribünleri ise bu kötülüğe 'dur' deme tepkisinin son halkası oldu. Dileriz Samsunspor taraftarlarının gösterdiği duyarlılığının benzerini, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) öncülüğünde profesyonel ve amatör tüm spor müsabakalarında gösterilmesine devam edilsin. İşte o vakit sporun 'uyutma' aracı olmaktan çıkarıp, Samsunspor taraftarının Filistin hassasiyeti örneğinde olduğu gibi, 'uyandırma' statüsüne ulaştığında kazanıma dönüşebileceği şuuru yaygınlaşmasına katkı sağlayacaktır..
RİYAD'DA İSLAM'DAN 'UZAKLAŞTIRMA' OYUNLARI DEVAM EDİYOR....
'İslami Dayanışma Oyunları' Suudi Arabistan'ın Riyad şehrinde devam ediyor. Organizasyonun açılışı maçları ne 'ilginçtir' ki Voleybol maçlarıyla oldu. Oyunların geçmişine baktığımızda, yaşananlara şaşırmadık' IOC, UEFA, FIFA ve FIBA gibi Uluslararası Spor Kuruluşların belirlediği oyun kurallarında, İslam'la bağdaşmayan birçok özelliği bir arada taşıması, bunun en somut örneği. Sporcuların/voleybolcuların kılık kıyafeti dikkate alınarak İslami Dayanışma Oyunları açılış karşılaşmasında yer alması asla ve asla tesadüfü olmadığı bilinciyle hareket etmek gerekir. Sporcunun kıyafetinden, seyircinden spor yapılan ortama kadar, birçok özelliğinin İslam'la bağdaşmayan bir özeliğe sahip olması, oyunları organize edenlerin 'amaçlarını' gözler önüne sermektedir.
Konuyla ilgili 2022 yılında, gazetemiz Yeni Akit'in bu sütununda 'İslam ismiyle bağdaşmayan spor oyunları!..' başlıklı yazının giriş bölümünde şu ifadeleri paylaşmışız. Geride bırakılan yıllarda sporumuzu yöneten 'anlayışta' değişen bir durum olmamasına rağmen, daha büyük 'kayıp/kayıplar' yaşamamak için hatırlamak/hatırlatmakta yarar görüyoruz; "İslami ve Dayanışma Oyunları. Bu bir spor organizasyonu olarak gözükse de, üzerinde o kadar 'tartışılması' gereken konu var ki.Eskiler çok iyi bilir, çocuklar bir araya gelerek 'oyunlarla' nasıl hoşça vakit geçirirlerdi.Ne zamanki oyunları Müslüman kimliğimizle bağdaşmayan, İslami hassasiyetten uzak, spor adı altında beşeri kurallarla bu hale getirildi. İşte o oyunlarımızçocuk ve gençlerin fıtratına aykırı, rekabetçi/yarışmacı kimliğine büründü.Kural koyucular dediler ki 'Benim anlayış ve sistemimize' uyacaksın ki, yarışabilesin, sonrasında ise 'oyunuma' katılım sağlayıp derecede yaptığın için seni 'maddiyatla' ödüllendireceğim.'Onlara göre sportif başarıya giden her yol mubah. Deyim yerindeyse, kurallarıma rıza göster ki seni İslam ile bağdaşmayan, bir nevi şöhretin/paranın/kapitalizmin 'uşağı' yapayım.

8