Yazı, Hazreti Ömer döneminde yaşanan bir anekdot aracılığıyla adaletin ve eşitliğin ne kadar önemli olduğunu vurgulamaktadır. Beytülmâl emini, halife bile olsa kimsenin belirsiz bir gelecek için hazineden haksız para alamayacağını söyleyerek ilkesel duruş sergilemektedir. Peki, bu tür etik ikaz günümüzün hiyerarşik yapılarında ne kadar işe yarayabilir?
HAZRETİ ÖMER VE BEYTÜLMÂL EMİNİ (*)
Hazreti Ömer'in halifeliği sırasında bir bayram günü, herkes çocuklarına yeni elbiseler alıyordu. Halifenin oğlunun da elbisesi eskiydi. Çocuklar, çocukluk sebebiyle Hazret-i Ömer'in oğluyla alay ediyorlardı. Çocuk ağlayarak babasının yanına geldi. Hazret-i Ömer oğluna niçin ağladığını sordu. Çocuk durumu anlatınca halife oğluna şefkat gösterip acıdı ve beytülmâl emirini çağırdı. Meseleyi ona anlattıktan sonra, gelecek ayın maaşından bir miktar vermesini istedi. Beytülmâl emini sordu: -Ya Emire'l Mü'minin! O zamana kadar yaşayacağınızı kesin olarak biliyor musunuz ki, hak etmediğiniz parada istiyorsunuz Hz. Ömer: -Allahû Teâlâ'dan

19